Sinema Klasikleri: Ölmeden Önce İzlemeniz Şart!

111 kere okundu
20 dakikada okunabilir
sinema klasikleri

Sinema klasikleri arasında birbirinden güzel ve kafa açan film var. Bunlardan 6 tanesini sizler için sıralamaya çalıştım.

Biliyorum biraz iddialı bir listeye girişiyorum. İçerisine almadığım filmler için bana kızmayın. Ne ki, klasik olarak sayılabilecek ve insanın hayatına dokunmuş kişisel olmasının yanı sıra nesnel olarak da kabul edilen çok fazla yapım var.

Nitekim, bu liste biraz daha kişisel oldu diyebilirim. Gel gör ki aranızda bu filmlerin tamamını izlemiş insanlar olsa bile bu sinema klasikleri olarak seçtiğim filmlere baktıkça belki akıllınızda “ya cidden çok iyiydi, bir tur daha izleyeyim” ya da “çok küçükken izlemiştim, tekrar şans vereyim” gibi ifadeler uyandırabilir.

Ayrıca, ben kişisel olarak bir filmi çok beğendiysem muhakkak fazla fazla izlerim. Mesela geçen sene Dune filmini 6 kere izlemiştim. Arrival‘ı 4 kere izlemişimdir yakın zamanda. Tabii bir de bu işin dizi boyutu var, mesela Friends‘i 7-8 kere bitirmişimdir. Belki diziler için de bir liste gelir ilerleyen zamanlarda…

Neyse lafı daha fazla uzatmadan sinema klasikleri için derlediğim listeye geçelim.

Memento – 2000

Memento FragmanıIMDb Puanı: 8,4/10

İlk sıramızda kafa yakan ama takip etmesi bir o kadar keyifli olan bir klasik var. Başrolünde Guy Pearce’in yer aldığı, 2000 yapımı Memento Christopher Nolan‘ın imzasını taşıyor. Film, ana karakterimiz olan Leonard Shelby’nin, kısa süreliğine hafıza kaybı yaşadığı anlarda, karısının cinayetini çözmeye çalışmasını ele alıyor. Fakat bu sırada yaşadıkları Nolan tarafından oldukça karmaşık ve kafa karıştırıcı olarak anlatılıyor.

Shelby’nin kısa süreli hafıza kaybı yüzünden her 15 dakikada bir hafızasını kaybeder. Bu yüzden geçmişte olanları hatırlamak için sürekli notlar alor, vücuduna dövmeler yapar ve fotoğraflar kullanır. Leonard’ın zihninde meydana gelen bu kopuk olaylar, geriye doğru ilerleyen bir zaman çizelgesiyle anlatılır. Film boyunca ana karakterimizin, kimin dost kimin düşman olduğunu çözemediğini, gerçeği ve yanlışı ayırt etmekte zorlandığını gözlemleriz.

Film, anıların güvenilirliği, hafıza kaybı, kimlik, gerçeklik ve adalet gibi temaları ele alır. Nolan’ın yönetmenlik becerileri ve senaryo yazma yeteneği de bu temalarla birleşince Nolan’ın en çok kafa yakan filmlerinden biri ortaya çıkar. Hatta öyle ki Nolan filmi tekrar anlattığı bir video bile çekiyor sonrasında!

Filmi Anlamayanlara

Tüm bu açılardan bence ölmeden önce hayatımızın belirli noktalarında aralıklı olarak izlememiz gereken sinema klasikleri filmlerden biri olarak görüyorum Memento‘yu. Özellikle sürprizlerle dolu senaryosu ve düşündürücü temaları filmin çekiciliğini arttırıyor. Bu da doğal olarak zekice kurgulanmış bir sinema deneyimi sunuyor.

Roma – 2018

Roma FragmanıIMDb Puanı: 7.7/10

Bu listeye aslında Alfonso Cuarón’nun Children of Men filmini almayı planlıyordum, fakat kendisini şu listede olmasının daha doğru olacağını düşümdüm. Alfonso Cuarón inanılmaz bir yönetmen. Bilmeyenler için Harry Potter serisinden en çok sevdiğim Harry Potter ve Azkaban Tutsağı‘nın ve yerçekimi gibi muazzam bir bilim kurgu eserinin yönetmeni kendisi.

Bunların dışında birçok başarılı işe de imza atmış durumda. Bence Roma “sanat” ve “sinema” ikilisini en iyi şekilde yansıttığı eseri.

Filmi bilmeyenler için kısaca özetleyeyim. 1970’lerin Meksika’sında, orta sınıf bir ailenin hikâyesini anlatır. Ana karakterimiz Cleo’nun, bu orta sınıf ailenin hizmetçisi olarak çalışırken, ailenin yaşadığı olaylara tanıklık etmesi ve kendi kişisel deneyimlerini yaşamasını konu alır. Cleo’nun, ailenin içinde ve dışında karşılaştığı zorluklar, toplumsal ve siyasi değişimlere olan tepkisi ve güçlü bir bağlılıkla dolu hikâyesine tanıklık ederiz.

Sinema Klasikleri
Kaynak: Netflix

Roma‘yı bu kadar beğenmemin en temel nedenlerinden biri de çok fazla özen gösterilmiş olması. Film, siyah beyaz bir görüntü kullanarak, Cuarón’un kendi çocukluk anılarına dayanır. Aynı zamanda dönemin siyasi ve toplumsal atmosferini çok iyi yansıtır.

Sakin ve dikkatli bir tempoda ilerleyen film, izleyiciye derinlikli bir karakter portresi sunar. Aynı zamanda, görüntü yönetimi, ses tasarımı ve oyunculuk gibi teknik yönleriyle de büyük bir başarıya imza attığını düşünüyorum.

Hatta 2019 yılında En İyi Yabancı Dilde Film kategorisinde Oscar’ı kazanıyor. Ölmeden önce izlenmesi gereken filmler arasında acaba bunu mu yoksa Parasite filmini mi alayım diye ikilimde kalsam da Alfonso Cuarón olan sevgim ağır bastı sanırım…

Her halükarda, sinemaseverler için etkileyici bir sanatsal deneyim sunduğunu söyleyebilirim. Ayrıca yönetmenlik ve sinematografi açısından güçlü bir başyapıt olduğunu düşünüyorum. Son olarak filme Netflix üzerinden ulaşabileceğinizi de söyleyeyim.

Mad Max: Fury Road – 2015

Mad Max: Fury Road FragmanıIMDb Puanı: 8,1/10

Sinema klasikleri listemde bir aksiyon filmine yer vermezsem elbette olmazdı. Sonuçta hayatımızı da sürekli gel gitler içerisinde hızlı bir şekilde yaşamıyor muyuz?

Evet biraz felsefi oldu farkındayım. Fakat Mad Max’in sonunun da bağlandığı noktadan anlıyoruz ki eninde sonunda kürkçü dükkanına dönüyoruz. George Miller abimiz her ne kadar sadece bu işiyle gündemde olsa da bence bir şekilde bir yerlerde bazı listelerde yer alması gerekiyor.

Filmi bu kadar sevmemin bir diğer nedeniyse Post-apokaliptik bir dünyada geçmesi. Max Rockatansky rolündeki Tom Hardy savaşçıyı canlandırırken; kıyamet sonrası bir çölde oradan oraya yol almasını izlemek çok keyifli.

Immortan Joe (Hugh Keays-Byrne) gibi zalim bir liderin kadın köleleri olan Furiosa (Charlize Theron) ile birlikte kaçışını ve hayatta kalma mücadelesini izlerken asla ekrandan gözlerimi alamamıştım. Her izlediğimde de bende aynı etkiyi bırakır. Büyüleyici ve çarpıcı bu görsel şölen aslında sadece bir çölde oradan buraya araba süren gelecekteki insanlar gibi bir kurgusu olsa da işlenişi adeta sinema tarihine adını yazdırır seviyede.

Sinema Klasikleri
Kaynak: Netflix

Ayrıca, George Miller’ın, mümkün olduğunca az miktarda CGI kullanmak istemiş olması ve filmin çoğunlukla gerçek setlerde, araçlarda çekilmesini sağlaması takdire şayan. Belki de filmde yer alan etkileyici araçlar, kostümler ve set tasarımları sayesinde bu kadar hayran kitlesini toplamayı başardı. Film şu anda Netflix’te mevcut, izlemediyseniz muhakkak göz atın derim.

Yaratıcı bir yaklaşımla çekilmiş etkileyiciliği üst düzey olan Mad Max’e bir atasözüyle başladım, “Aynı yoldan iki kere dönülmez.” diyerek veda edeyim.

1917 – 2019

1917 FragmanıIMDb Puanı: 8,2/10

Sinema klasikleri listeme bir savaş filmi almasam elbette olmazdı. Biliyorsunuz ki savaş toplumları şekillendirmiş yegane bir kavram. Savaş karşıtı biri olarak batı cephesinde yeni bir şey yok filmini koymayı planlıyordum fakat kendisine özel bir inceleme yazdığım için, 1917’den bahsetmek istedim. Neden, Er Ryan’ı Kurtarmak, Fury, Dunkirk gibi efsane filmlerin arasından 1917’yi bu listeye aldın diye haklı olarak sorabililirsiniz. Kısaca anlatayım:

İngiliz iki genç askerin (Schofield ve Blake), Alman hatlarının arkasındaki birliklere acilen ulaşıp bir haber iletmelerini. Çıktıkları bu tehlikeli yolculukta gerçek zamanlı gibi görünerek bu askerleri izleriz. Filmi benim için benzersiz kılansa ilk defa farklı bir kamera oyunu çerçevesinde çekilmiş olması.

Teknik açıdan karmaşık bir şekilde çekilmiş tek planlı bir yapıya sahip olan film, beni heyecan dolu bir maceraya sürüklemeyi başarmıştı. Ve bu filmden sonra savaş filmlerinin daha çok tek çekim içermesi gerektiğini düşündüm. Çünkü tek çekim duyguyu daha iyi verirken, o anın içine insanı daha iyi alabiliyor. E, savaş filmlerinin asıl amacı da bu değil mi zaten? İzleyiciyi o ana götürmek…

Sinema Klasikleri
Kaynak: Prime Video

Tek bu açıdan değil film her anlamda doyurucu. Savaşın dehşetlerini, insan dayanıklılığını ve fedakarlığını vurgular. Savaşın yıkıcı etkilerini, arkadaşlık ve sadakat gibi evrensel temaları işler. Bunun yanında insan doğasının karmaşıklığını derinlemesine keşfetmesine de öncü olur. Teknik açıdan ustalıklı bir yönetimin yanı sıra büyüleyici oyunculuk performanslarına da sahiptir.

2020 yılında En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Sinematografi dahil olmak üzere üç dalda Oscar kazanması da anlattıklarımın bir göstergesi olabilir. Bu enfes filme Prime Video’dan ulaşabileceğinizi de hatırlatayım.

Inside Out – 2015

Inside Out FragmanıIMDb Puanı: 8,1/10

Görüyorsunuz ki sinema klasikleri listemizde yok yok! Bir diğer muazzam iş ise Pixar aracılığıyla geliyor. İnside Out‘un ben de diğer animasyonlara nazaran yeri çok ayrıdır. 18 yaşında henüz daha her şeyi yeni yeni fark etmeye başlayan bir ergenken sinemada izleme fırsatı bulmuştum bu filmi.

O dönemde yaşadığım kendimle alakalı tüm bireysel durumların sinemaya yansımasını gözlemlemiştim. Şimdilerde izlediğimdeyse yine aynı etkileri farklı şekillerde bende yarattığını fark edebiliyorum. Bence ölmeden önce izlenmesi gereken filmler listemdeki en bireysel farkındalık kazandıran film. Her yaşta izlenmeli.

Riley, ailesiyle birlikte yeni bir şehre taşınırken, duyguları arasında karmaşık bir macera yaşar. Ayrıca büyürken ki zorluklarla başa çıkma sürecinde kendi içindeki duygularıyla ilişkilerini keşfeder. Riley’nin duyguları; Joy (Mutluluk), Sadness (Üzüntü), Anger (Öfke), Fear (Korku) ve Disgust (Tiksinti) olarak temsil edilen karakterlerdir.

Sinema Klasikleri
Kaynak: Disney +

Inside Out, duyguların karmaşıklığını, insan zihninin iç dünyasını ve duygusal süreçleri ele alır. Eğlenceli ve dokunaklı anlatımı çocuklar ve yetişkinler için anlamlı bir deneyim sunar. Ayrıca zihinsel sağlık, duygusal farkındalık ve duygusal zeka gibi konular animasyonun yaratıcı dünyasında şekillenir. Esprili diyaloglar ve kaliteli seslendirme performansları da cabası.

Inside Out, 2016 yılında En İyi Animasyon Film dalında Oscar kazandığını söyleyelim. Ayrıca BAFTA, Altın Küre ve diğer birçok ödülde aday gösterilip ödüller almıştır. Bu şahane filmi Disney + aracılığıyla izleyebilirsiniz.

Whiplash – 2014

Whiplash FragmanıIMDb Puanı: 8,5/10

Sinema klasikleri listemizde son sıraya geldiğimde elbette Damien Chazelle’e yer vermem gerekirdi. Kendisine bu filmden beri hayranım. Özellikle First Man filminden sonra benim için başka bir noktaya oturmayı başarmıştı. Whiplash ise tam bir efsane!

Müziğe tutkuyla bağlı bir genç davulcu olan Andrew Neyman’ın hikâyesini anlatan bir drama filmi kısaca. Andrew Neyman prestijli bir müzik akademisine kabul edilir. Burada sert ve acımasız bir müzik öğretmeni olan Terence Fletcher ile karşılaşır. Fletcher, Andrew’u zorlu ve yorucu müzik derslerine tabi tutar, onu sınar ve zorlar.

sinema klasikleri

Whiplash, müzik alemindeki rekabetin, tutkunun ve mükemmeliyetçiliğin yoğun bir portresini gözler önüne serer. Müziğe olan tutkunun ne kadar güçlü bir motivasyon kaynağı olabileceğini ve başarı için nelerin gerektiğini sorgulatmıştı bana ilk izlediğimde. Aynı zamanda disiplin, özveri ve mücadele gerektiren bir yolculuğun da zorluklarını rahatlıkla okuyabiliyorsunuz. Şimdilerde bu şahane işe BluTv üzerinden ulaşabiliyorsunuz.

Alfred Hitchcock’un Vertigo’su, Psycho‘su; Stanley Kubrick’in 2001: A Space Odyssey, The Shining‘i; Martin Scorsese’nin Taxi Driver‘ı; Steven Spielberg’ün Schindler’s Listesi, Jaws’ı, E.T’si; ya da Quentin Tarantino’nun Pulp Fiction‘ı, Kill Bill‘i nerede diye sorabilirsiniz bana doğal olarak.

Bunlar ve daha pek çok film bu listeye girse işin içinden çıkamazdım. Fakat bu listeniz bir benzeri yakın zamanlarda neden gelmesin. Buraya kadar okuduysanız, teşekkür ediyorum. Sinema klasikleri arasındaki, “ölmeden önce şunu da izleyin” dediğiniz farklı filmlerinizi yorumlara bekliyorum.

Kaynaklar

https://letterboxd.com/film/memento/

https://variety.com/2018/film/news/roma-alfonso-cuaron-netflix-libo-rodriguez-1202988695/

https://letterboxd.com/film/roma-2018/

https://letterboxd.com/film/mad-max-fury-road/

https://www.fxguide.com/fxfeatured/a-graphic-tale-the-visual-effects-of-mad-max-fury-road/

https://letterboxd.com/film/1917/

https://letterboxd.com/film/inside-out-2015/

https://letterboxd.com/film/whiplash-2014/

Emre Turan

Merhaba! Az yiyen, çok okuyan ve yazmaya iştahı tükenmeyen bir gastronomi uzmanıyım. 1998 doğumluyum. Gastronomi üzerine lisans eğitimimi 2020 yılında tamamladım. 2022 yılında ise yüksek lisans eğitimime başladım. Yıllarca Türkiye'nin önde gelen tarif/içerik sitelerinden birinde food editorlük başta olmak üzere; yemek stilistliği, yemek fotoğrafçılığı, şef asistanlığı gibi farklı işlerle uğraşıp ekibe destek verdim. Ayrıca son yıllarda gastronomiye dair iki romanla uğraşıyorum. Tabaklarda ve yemeklerde süs sevmediğim gibi cümlelerimi de süsten uzak, dengeli bir şekilde kullanmayı tercih ediyorum.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.