2023 Yılında Merakla Beklenen Filmler

177 kere okundu
16 dakikada okunabilir
2
Merakla Beklenen Filmler

Bu listemizde 2023 yılına damga vuracağı düşünülen merakla beklenen filmler arasındaki 5 filme daha yakından bakacağız!

Acılarla dolu başladığımız 2023 yılında bizleri bekleyen birçok yeni film var. Henüz daha fragmanları yayınlanan ve vizyon tarihleri 2023’ün ortalarında başlayan bu beş film şimdiden sinemaseverler tarafından heyecan uyandırıyor. Bunlara geçmeden önce önümüzde bizleri bekleyen listeme almadığım ama değinmem gereken birkaç filmden bahsedeyim.

Keanu Reeves’e hayran olanlara müjde! John Wick dördüncü filmiyle 24 martta vizyonda olacak. Bu filmde köpeği için dünyayı yakan adamın cam gibi suratı ve sıfır mimikle sağa sola umarsızca ateş edişine tanıklık edeceğimize eminim.

Marvel evreninin en eğlenceli (pek çok kişinin tabiri bu) işi olan Guardians of the Galaxy, üçüncü filmiyle 5 Mayıs’ta sinemada olacak. Konuşan bir rakunun uzay gemisi içerisindeki maceralarını izlemek isterseniz muhakkak listenize ekleyin derim.

Bu iki film dışında çocukluğumun en baş belası ama yaşıtım gençlere araba sevdası kazandıran filme dönelim. Transformers serisinin Rise of the Beasts filmiyle 9 haziranda tekrar geri döndüğünü belirteyim. Anlamsız yerlerde büyük patlamalar izlemek isteyenleri Michael Bay’in bu müthiş metal gümbütüsüne bekleriz.

Anlamışsınızdır demin saydığım filmlerle pek aram yok. Fakat listelerde çokça adları geçtiği ve pek çok kişi tarafından sevildikleri için dile getirmek istedim. Bunların dışında; Indiana Jones 5, Mission Impossible: Dead Reckoning gibi devamları merakla beklenen aksiyon filmlerinin ve Aquaman and the Last Kingdom adıyla sene sonunda vizyona girecek olan DC filminin de haberini vereyim.

Gelelim benim de oldukça coşku içinde olduğum beş filme. Bunları neden heyecanla beklediğimi kısaca üç kelimede dile getirip listeye geçeyim: Oyunculuklar, Yönetmenler ve Hikâyeler…

Not: Bu sefer sıralamayı vizyon tarihlerine göre yaptım.

Spider-Man: Across the Spider-Verse (2 Mayıs)

Spider-Man: Across the Spider-Verse Fragmanı

Benim için süper kahraman işleri arasında ilk üçte olan Spiderman into the Spider Verse filminin devam filmi 2 Mayıs’ta ekranlarda olacak (ilk sıramda hala Invincible olduğunu belirtmek isterim).

Bu filmin bu kadar beklenti yaratmasının nedeni ilk filminin muazzam bir hayran kitlesi yaratmış olması. Çizgi roman görüntülerini en son animasyon teknikleriyle kullanılması, görsel olarak etkileyiciliği üst noktalara taşımıştı.

Ayrıca çizgi roman okuyucularına her anında dokunuyor olması, seslendirmeler, senaryo açısından da oldukça başarılıydı. Ve belki de en önemlisi spiderman karakterinin en derinliklerinde yatan mahallenin bir parçası olan bu çocuğun hayatla başa çıkmaya çalışmasını izlemek oldukça keyifliydi diyebilirim.

Bu filmde ise Miles Morales’i bambaşka bir macerada izleyeceğiz. Gwen Stacy ile yeniden bir araya gelen Miles çoklu evrene yolculuğa çıkıyor. Orada örümcek ekibiyle karşılaşıyor. Ancak kahramanlar yeni bir tehditle nasıl başa çıkacakları konusunda çatışmaya başlarlar. Miles kendini diğer örümceklerle karşı karşıya bulur. Burada kendisini kahramanlık tanımını tekrar gözden geçirirken göreceğimize eminim.

Barbie (21 temmuz)

Barbie Fragmanı

Bu çok beklenen romantik komedi filmi, Ruth Handler‘ın Barbie bebeklerine dayanıyor. Daha önce birkaç animasyonu olmasına rağmen ilk canlı aksiyon Barbie filmi olacak kendisi. Filmde anlaşılacağı üzere “Barbie” rollerinde Margot Robbie, “Ken” rolünde ise Ryan Gosling yer alacak. Gerçekten cuk oturmuş bir cast diyebilirim kendi adıma.

Bu iki önemli ismin oyunculuk performanslarının yanı sıra birbirleriyle uyumları da oldukça merak ediliyor. Tabii, 2019 yayımlanış olan Little Women filmiyle oldukça gündem olan Greta Gerwig’in de nasıl bir iş çıkardığı göreceğiz.

Hikâyesinden kısaca bahsetmek gerekirse de Barbie kusursuz bir oyuncak bebek olduğu gerekçesiyle “Barbie Diyarı” adlı yerden kovuluyor. Mutluluğu bulmak için insanlık alemine doğru yola alıyor. Burada mutluluk mu görecek yoksa daha çok ızdırap mı… İzleyip göreceğiz.

Bu tarz filmlerin senaryosundan daha çok oyuncukları ve eğlenceli olup olmaması kriter olur. Yani “hayatıma farklı bir bakış açısı katar” diye gidilmez bu filme. Rengarenk bir dünya, güzel çekimler ve muazzam oyunculuklar bekliyorum kendi adıma. Fakat yönetmenin önceki filmlerinden de yola çıkarak anlatısı ve metarforlarıyla derin bir film de izleyebiliriz. Bakalım nasıl olacak.

 Oppenheimer (21 temmuz)

Oppenheimer Fragmanı

Merakla beklenen filmler listemizde belki de bir numarada olan film kendisi… 2023’ün gözbebeği… Nedeniyse basit: Christopher Nolan. Bu abimizi tanımayan yoktur.  Memento, Inception, Interstellar ve Dark Knight serisiyle şahane işler çıkarmış biri.

Benim favorilerimden biriyse pek çok kişinin ismini söylemediği “Dunkirk“. Çaresizlik hissini tarihi bir olay çerçevesinde bu kadar iyi yansıtıldığı bir film daha hatırlamıyorum.

Neyse, nitekim kendisi 2020 yılında vizyona giren Tenet filmiyle büyük eleştiriler almıştı. Haklılardı da… Çünkü gerçekten farklı bir şey olsun diye suyu sıkılmış. Bu nedenle asla bir şey anlatmayan bir film olmuştu. Tabii, bu da “Christopher Nolan efsanesi bitiyor mu?” sorularını doğurmuştu.

Bu sorunun ortaya çıkmasında tabi bir sonraki merakla beklenen filmimizin yönetmeni olan; Denis Villeneuve gibi auteur yönetmenlerin son yıllarda birbirinden güzel işlere imza atmalarının da etkisi var.

Gel gör ki, Nolan bir efsanedir. Memento gibi bir filmin akıl kırıntısını dahi göstermediği Tenet‘e rağmen Oppenheimer; senenin en çok beklenen filmi diyebilirim. Bunda tabi cast’da çok etkili. Cillian Murphy, Emily Blunt, Florence Pugh, Matt Damon… Yani, ne söylenebilir ki bu cast hakkında. Nolan abimiz yine paraya kıymış diyebilirim. Ama bildiğiniz üzere cast ve yönetmen tek başına yetmez.

Son zamanlarda kendimce edindiğim bir çıkarımdan bu film nezninde sizlere bahsetmek isterim. Damien Chazelle gibi çok değerli bir yönetmen, Brad Pitt ve Margot Robbie’nin baş rollerde olduğu Babylon gişe de çakılmıştı. Aynı şekilde Daniel Craig ve Edward Norton Glass Onion: A Knives Out Mystery’de beklenen başarıyı yakalayamadı.

Ve bunların yanı sıra pek çok filmden de gördüğümüz gibi yapımcılar parayı oyuncu ve yönetmene yığıp prodüksiyondan kaçar oldular. Bence oyuncu ve yönetmenin yanı sıra prodüksiyon da bir o kadar önemli. Ve prodüksiyon denince akla Nolan geldiğini herkes bilir.

Hikâyesinden pek bahsetmek istemiyorum. Çünkü bu Nolan’ın kafasından ne çıkacağını kestirmek imkansız.

Dune: Part II (3 Kasım)

Gelelim Dune filmine… Evet kendisi benim hayatımda yer etmiş bir eser. Hatta uzunca bir inceleme bile yazmıştım hakkında. Bana korkunun, cesaretin, gücün ve siyasetin ne kadar değişken yapılar olduğunu kurduğu fantastik dünyasında anlatmayı başarmıştı Frank Herbert 6 kitaplık serisiyle.

Denis Villeneuve ise Dune’un ilk filmiyle kitabı okurken hayal ettiklerimi genel hatlarıyla çok iyi yansıtmıştı. Bu açıdan ikinci filme de ilki kadar heyecanlıyım.

Timothée Chalamet Paul rolünde, Zendaya Chani rolünde ve Rebecca Ferguson Jessica rolünde karakterlerine ruh katmışlardı ilk filmde. Eminim ki ikinci filmde de aynı oyunculuk performanslarını sergileyeceklerdir.

Ayrıca filmin bu kadar beklenti yaratmasının bir diğer nedeni demin de bahsettiğim Denis Villeneuve… Kendisi önceki filmlerinde de olduğu gibi ses, efekt, hikâye ve müzik dörtlüsünü mükemmel bir dengede sunabiliyor. Arrival‘da ilk defa kendisine hayran kalmıştım. Ondan sonra da beni sürekli şaşırtmayı başardı.

Hikâyeden kısaca bahsetmem gerekirse, elimizde elbette 6 kitaplık büyük bir külliyat var. Fakat Dune serisi o kadar geniş ki anlatısının bazı noktalarda metaforlaştığı bir gerçek. Bunu ikinci filmde gözlemlememiz olası.

Paul Atreides’in ailesini yok eden komploculara karşı bir intikam savaşına gireceğini; Chani ve Fremenlerle birleştiği efsanevi bir yolculukta olacağını tahmin ediyorum. Hayatının aşkıyla buluşan Paul kaderini ve yalnızca kendisinin öngörebileceği korkunç bir geleceği engellemek içinse farklı ruhani bir yolculuğun içine çekileceğinin ilk izlenimlerini de bu filmle göreceğiz.

Wonka (15 Aralık)

Merakla beklenen filmler listemizde senenin son filmi Wonka… Bu filmin neden çok beklendiğini anlamak güç değil. Nitekim oyuncu kadrosu ve yönetmenin öyle inanılmaz isimler olmamasına rağmen tek bir isimle ön plana çıkıyor: Timothée Chalamet

Bu arkadaşımızın kimi eleştirmenlerce Brad Pitt, Leonardo di Caprio gibi isimlerden çok daha başarılı olacağına inanılıyor. Başlarda kendisine sadece karizması olan bir oyuncu gözüyle baksam da; The King filmiyle beni büyülediğini kabul etmem lazım. Ardından Dune ve Bones and All filmleriyle de oyunculuğunu farklı bir boyuta taşıdı.

Fakat kendisi et mi balık mı olduğu bu filmde belli olacak. Çünkü şimdiye kadar oynadığı filmlerin çoğunda donuk suratlı, az mimikli, travmalar yaşamış bir genç veya ergeni canlandırdı. O yüzden adama gülümsemek haram gibi roller biçildi.

Willy Wonka ise bambaşka bir kişilik. Neşe saçan, kendine münhasır bir tipe sahip. Ayrıca Timothée’nin işi başka bir açıdan da zor. Öncesinde Johnny Depp gibi efsane bir ismin Wonka rolünde olması. Açıkçası onun kadar başarılı iş çıkaracağını zannetmiyorum. Fakat altından bir şekilde kalkacaktır.

Elimizden geldiğince 2023’ün merakla beklenen filmler listesinde birçok filme yer vermeye çalıştım. Benin kendimce merakımsa sizlerin fikirleri. Sizin heyecanla beklediğiniz bu listede olan veya olmayan filmler var mı? Yorumlarda dile getirmekten çekinmeyin.

Kaynaklar

https://letterboxd.com/film/spider-man-across-the-spider-verse/

https://letterboxd.com/film/barbie/

https://letterboxd.com/film/oppenheimer-2023/

https://letterboxd.com/film/wonka/

https://letterboxd.com/film/dune-part-two/

Emre Turan

Merhaba! Az yiyen, çok okuyan ve yazmaya iştahı tükenmeyen bir gastronomi uzmanıyım. 1998 doğumluyum. Gastronomi üzerine lisans eğitimimi 2020 yılında tamamladım. 2022 yılında ise yüksek lisans eğitimime başladım. Yıllarca Türkiye'nin önde gelen tarif/içerik sitelerinden birinde food editorlük başta olmak üzere; yemek stilistliği, yemek fotoğrafçılığı, şef asistanlığı gibi farklı işlerle uğraşıp ekibe destek verdim. Ayrıca son yıllarda gastronomiye dair iki romanla uğraşıyorum. Tabaklarda ve yemeklerde süs sevmediğim gibi cümlelerimi de süsten uzak, dengeli bir şekilde kullanmayı tercih ediyorum.

2 Comments

  1. Timothée Chalamet hakkında isabetli kanaatlerine katılıyorum. Willy Wonka da nasıl enerji saçacak bu çocuk demiştim kendi kendime ama o bir Jonny Deep değil. Bizi epey de şaşırtabilir.
    Liste için teşekkürler. Şimdiye dek karşıma çıkan en elle tutulur liste oldu. Aynı filmleri hevesle bekliyorum ben de.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.