Ursula K. le Guin ve Çocuk Edebiyatı

382 kere okundu
20 dakikada okunabilir

Ursula K. le Guin diyor ki:

Yaratıcı bir yetişkin, hayatta kalmayı başarmış bir çocuktur.

Dönemine damgasını vurmuş ama hep çocuk kalmış bir yazardan bahsedeceğiz bu yazıda. Yaratıcılığı ile ön plana çıkan ve ilklerin temsilcisi yazarın derdi insanladır. Sosyal bilim kurgu ve fantastik edebiyat türünde yaratıcılığın sınırlarını zorlarken türlere yeni bir nefes getirir. 1970 edebiyatını kasıp kavurur. Özgünlüğü ile literatürü baştan yazar. Bol bol da ödül alır.

Durmadan yaratıcılık, yetişkin ve hatta çocuk üzerine düşünür. Nitekim gençlik edebiyatı içine girdiği varsayılan Yerdeniz serisi dahil olmak üzere çocuk edebiyatı örneği onlarca eserinden sadece üç tanesi dilimize çevrilmiştir. Neticede ülkemizde Ursula külliyatının tamamının dilimize çevrilmemesi ayrı bir sorundur. Ama önümüzde yaratıcılık ile ilgili daha farklı sorunlar uzanır:

Hayal gücünün kısıtlanabileceğinden şüphe duyarım. Bir çocuğun hayal gücünün kökünü gerçekten kurutursanız; o çocuk patates olur.

Ursula K. le Guin

Ursula K. le Guin, (1929-2018), profesör bir baba ve yazar bir annenin çocuğudur. Fransızca alanında yüksek lisans yapmış ve evlenince doktorasına ara vermiştir. Sonrasında üç çocuğa anne olmuştur. 1950 itibariyle yazarlık yapmaya başlamasında antropolog babası ve yazar annesinin ona kurduğu dünya ve yetiştiği ortamın etkisi vardır elbet. Spekülatif kurguda eserler veren ve bu türlerde Nebula ve Hugo Ödüllerini aynı anda alan ilk kadın yazardır. Yazar altı Nebula, sekiz  Hugo ve yirmi dört Locus Ödülü’nün yanında sayısız ödülü kucaklamıştır.

Çocuklar üzerine düşünmenin yanı sıra üreten yazarın dilimize çevrilen çocuk kitaplarına bir bakış atalım. Sonrasında hangi konular çerçevesinde bu kitapları yazmış, düşünelim ve ta o zamanlardan kopup gelen çocuk kitabı derinliğine tanık olalım. Önce tüm eserlerine bakalım. Yazarı okumak adına ne kadar küçük bir odak noktası yaratmışız, görelim.

Eserleri

Altmış sene boyunca aktif yazarlık yapan Ursula K. le Guin’in dilimize çevrilen eserlerinin listesi şu şekildedir:

Yerdeniz Dizisi

  • Öteki Rüzgar, 2004
  • Yerdeniz Öyküleri, 2001
  • Tehanu, Ocak 1996
  • En Uzak Sahil, Temmuz 1995
  • Atuan Mezarları, Nisan 1995
  • Yerdeniz Büyücüsü, Eylül 1994 Metis, Çeviri: Çiğdem Erkal İpek

Batı Sahili Yıllıkları

  • Marifetler, Metis, 2006, Çeviri: Çiğdem Erkal İpek
  • Sesler, Metis, Şubat 2008, Çeviri: Çiğdem Erkal İpek
  • Güçler, Metis, 2010, Çeviri: Çiğdem Erkal İpek
  • Uçuştan Uçuşa, Metis, 2004 Çeviri: Çiğdem Erkal İpek
  • Başka Bir Yer, K Kitaplığı, 2002, Çeviri: Cem Akaş
  • Hep Yuvaya Dönmek, Ayrıntı, 2002, Çeviri: Cemal Yardımcı
  • Bağışlanmanın Dört Yolu, Metis, 2001, Çeviri: Çiğdem Erkal İpek
  • Kadınlar Rüyalar Ejderhalar, Metis, 1999, Çeviri: Deniz Erksan
  • Dünyaya Orman Denir, Metis, Eylül 1996, Çeviri: Özlem Dinçkal
  • Rocannon’un Dünyası, Metis, 1995, Çeviri: Tuba Çele
  • Her Yerden Çok Uzakta, İmge Kitabevi, 1995, Çeviri: Semih Aközlü
  • Başlama Yeri, İletişim Yayınları, Haziran 1995, Çeviri: Can Eryümlü
  • Balıkçıl Gözü, Metis, Haziran 1995, Çeviri: Tuba Çele
  • Hayaller Şehri, (Yeni baskısı Yanılsamalar Kenti adıyla yapılmıştır), İmge Kitabevi, 1994, Çeviri: Meltem Tayga
  • Karanlığın Sol Eli, Ayrıntı Yayınları, Ekim 1993, Çeviri: Ümit Altuğ
  • Atmacanın Türküsü (Wizard of Earthsea ve The Tombs of Atuan bir kitapta toplanmış), Ne Yayınları, Ekim 1992, Çeviri: Barış Karaoğlu, Gülsüm Ramazanoğlu
  • Gülün Günlüğü, Ayrıntı Yayınları, Mart 1992, Çeviri: Ümit Altuğ
  • Mülksüzler, Metis, Ocak 1990, Çeviri: Levent Mollamustafaoğlu
  • Sürgün Gezegeni, İthaki, Ağustos 1999, Çeviri: Ayşe Gorbon
  • Kanatlı Kediler Masalı-1 Dört Yavru, Günışığı kitaplığı, Mayıs 2008, Çeviri: Naz Beykan
  • Kanatlı Kediler Masalı-2 Yuvaya Dönüş,
  • Kanatlı Kediler Masalı-3 Yeni Arkadaş,
  • Kanatlı Kediler Masalı-4 Kentte Tek Başına,
  • İçdeniz Balıkçısı, Metis, 2007, Çeviri: Çiğdem Erkal İpek
  • Lavinia, Metis, 2009, Çeviri: Gürol Koca
  • Malafrena, Metis, Temmuz 2013, Çeviri: Cemal Yardımcı
  • Dünyanın Doğum Günü , Metis, Eylül 2005, Çeviri: Çiğdem Erkal İpek
  • Balık Çorbası, Elma Çocuk, Şubat 2011, Çeviri: Kemal Atakay

Kanatlı Kediler Masalı- Ayakta durma, Farklılıkları Hazmetme Hikâyesi

Ursula K. Le Guin

Dört kitaplık bu seri Günışığı Kitaplığı’ndan çıkan, fantastik türünde bir çalışmadır. İlk kitap ne kadar fabl olmaya yakın dursa da fantastik öğe olarak kanat ile kediyi biraya getirir. Oldukça sıradan gelişecek bir kedi masalını fantastik türde yorumlasa da ele aldığı konular, izolasyon, farklılaşma, sevgi gibi konular olur.

Serinin kitapları şu şekildedir:

1. Dört Yavru

2. Yuvaya Dönüş

3. Yeni Arkadaş

4. Kentte Tek Başına

Birinci kitapta şehri terk etmek zorunda kalan kanatlı kedilerin maceraları yer alır. İkinci kitapta annelerini geride bırakıp başka bir hayat kuran kanatlı kedilerin geri dönüşü, anneleriyle buluşmaları konu edilir. Üçüncü kitapta yeni bir kedi sahneye girer ama yaşadıklarından dolayı bu kedi psikolojik olarak yaralıdır. Serinin son kitabı ise kente tek başına dönen kanatlı kedinin yaşadığı talihsiz olayları anlatır.

Seri, çocukların kendi kendine ayakta durma mücadelesini konu alırken kanatlı bir kedi olma zorluğu olarak toplumda kabul edilme ve travmaları aşma konularına değinir. Sıcacık aile tasvirleri, karşıdakini olduğu gibi kabul ediş çok yaratıcı bir şekilde işlenir. Kanatlı kedilere kucak açan insanlar kadar onlara zararı dokunan diğerleri ile çocuklara iyi ve kötü ayrımı gösterilmiş olur.

Balina Süleyman’ın Dokuz Yüz Otuz Birinci Dünya Turu- Bir Ufuk ve Yolculuk Hikâyesi

Baskısı çoktan tükendiği için elime alamadığım bu kitabı bu listeye koymasam olmazdı. Fellik fellik aramalarım sonucu dudak uçuklatan iki fiyatla karşılaşıp almaktan vazgeçtiğim bu kitapla bir gün ya yeni baskısı yapılınca ya da tesadüfen önüme geldiğinde yollarımız kesişecek, eminim. Ama araştırdığım kadarıyla bir zürafa ve bir boa yılanının macerasını konu ediniyor kitap. Mutlu mesut yaşayıp giden bu arkadaşlar sahilde bir kayık bulunca denize açılırlar. Bundan sonrası bir yol hikâyesi. Zorlu bir maceraya evrilen mutlu hikâyenin sonu bilge bir balina ile ilgili.

İsimlere gelelim. Balinanın ismi Süleyman iken, zürafa Damon ve boa yılanı ise Ophidia olarak anılmakta. Zürafa ve boa yılanı mutlu mesut yaşadıkları ormanda felsefi sohbetler yaparlar. Kayıkla açıldıkları o gün ufka ulaşmaya karar verirler. Balina Süleyman’ın karnına düşene dek çeşitli zorluklarla mücadele ederler. Bunun yanında kafadarların “Serendipity” adlı bir kayıklarının olmasından isimlerinin anlamlarına dek aslında alegorik ve alt mesajları bol bir hikaye ile karşı karşıya olduğumuzu hatırlatır bize. Hem de daha kitabı okumadan!

Örneğin Damon, tarihte dostu için hayatını riske atan bir Yunan filozofunun adı iken, Ophidia ise yılangiller demektir. Süleyman tarihte güçlü bir dini lider olarak bilinse de ismin anlamı huzur ve refah demektir. Kayıklarının adı olan “Serendipity” ise talihli tesadüf demektir. Yani metni okumadan fikir yürütmek istersek, ufku yakalamak için çıkılan bu yolculuğa sebep olan kayık, güzel bir tesadüf eseri karşılarına çıkar. Sonuçta zürafa arkadaşı için yol boyunca elinden geleni yapacaktır ve balina ile huzurlu bir sona yaklaşmaktadırlar. Umarım ben de bu tahminlerimle kitaba yaklaşmışımdır.

Balık Çorbası- Koşulsuz Kabul ve Aile Olma Hikâyesi

Bu kitabı dilimize çeviren Elma Çocuk Yayınevi’ne teşekkürle açmak istiyorum kitabı. 2011 senesinde baskıya giren kitap 6. baskısını 2020 senesinde yapmış. Darısı Balina Süleyman‘ın başına…

Kitap iki yetişkinin kesişen hayatlarını konu alır. Birbirinden tamamen farklı yaşantıları olan bu iki insandan biri düşünen bir erkek, diğeri ise yazar bir kadın. Bu benzerlik Ursula K. le Guin’in akademisyen babası ve çocuk kitapları yazarı annesini akla getiriyor. Biri dağınıkken diğer düzenlidir bu karakterlerin. Moha ve Maho isimli bu karakterler birlikte vakit geçirmekten hoşlanırlar, özellikle “birlikte ışıltılı masaya oturup yer konuşurken uçan düşüncelere çatal sallarlar.”

Bir gün çocukları olursa nasıl olur hayatları diye düşünürler. Biri kız çocuk ister, biri erkek. Biri kızın temizlik yapmasını istemez biri de erkeğin onun yerine balığa çıkmasını. Bundan sonrası farklı iki kişinin birbirini anlamasından, ebeveynlerin çocuk üzerine beklentilerinin dozu konusuna döner. Hayallerini değiş tokuş yapan bu iki yetişkin sonunda herkesin kendine has ve özel olduğuna varacaktır. Sonuçta asıl önemli olan, ailede kim nasıl mutlu olacaksa o şekilde yol almasıdır.

Kitapta ayrı evlerde yaşayan iki yetişkinin çocukları olması hikâyesi ilk başta farklı gelse de, ayrılmış çiftlerin de sıcak bir yuva yaratabileceği gerçeği ile yüzleştirir bizi. Sonunda ilgileri ve yapıları ekseninde yol alan bireyler de iyi birer örnektir. Bu emsal, hem yetişkinler hem de çocuklar için geçerlidir. Yani hikâyenin söylediği, ister küçük ol ister büyük, bu yol senin.

Sona Doğru

Yazarın dilimize çevrilen bu eserlerinin çocuklara göreliği dönemini aşar. Bu zamanda hala tartşmalı olan farklılıkları kabul etme konusu, çocukların kendi yollarını bulması ve ya felsefi altyapı sunan, düşündüren metinlere mesafeli olabilir okuyan.

Kendi düzenlerinde yaşamayı seçen ama birbirini seven iki insan, kanatlı kediler ve ya Zürafa Damon karakterleri örnek birer karakter çalışması olmayabilir. Ama çocuğa sunulan gerçekçi ve yaratıcı hikâyelerin ufku vardır. Bunların yanında Ursula K. Le Guin’in insan üzerine düşünmesi üzerine derinlikli metinleri vardır. Eserlerinde ele aldığı konseptler arasında feminizm ve cinsiyet de yer alır:

Kadınların daha karmaşık bir iç dünyası vardır. Onlar aynı anda birden fazla şey yapmayı başarırlar. Bu erkeklere çok geç gelir. O da gelirse…

Ursula K. le Guin

Yazarın sosyal bir bilim kurgu yazarı olması tabii ki okuyanı, değişen insanın iç dünyasına ve sonra da yetişkin-çocuk ayrımına getirecektir. Nitekim asıl olan, insanın her daim çocuk kalmasıdır.

Bence olgunluk kabuk değiştirmek değil, serpilip gelişmektir. Yetişkin bir insan ölü bir çocuk değil, yaşamayı başarmış bir çocuktur.

Ursula K. le Guin

Yazar çocuklar üzerine inancını korur. Ona göre çocukların fantastik bir kitap okumasında bir sakınca yoktur. Oysa o dönemde bu çocukların fantastik okuması yanlıştır. Yazar ise bu türün çocuklara arzu edileni ulaştıracağından emindir.

Çocuklar tek boynuzlu atların gerçek olmadığını bilirler ama eğer iyi bir kitapsa, tek boynuzlu atlarla ilgili kitapların gerçeklerden bahsettiğini de bilirler.

Ursula K. le Guin

Ekolojik bilim kurgu, sosyal bilim kurgu derken yüzyılın en çok ödül alan ve tabii ki okunan yazarlarındandır. Nitekim ürettiği kurgu, bakış açısı, feminizm, toplumsal cinsiyet konularıyla harmanladığı edebiyatında doğaya ve insanlar üzerinde etkisine de yer vardır. Sonuçta onun edebiyatında herkese, büyüklere, çocuklara, kedilere ve hatta ağaçlara bile yer vardır!

Ormanlar çocuklar için harika yerlerdir. İnsanlar hakkında pek bir şey öğrenmese de sessizliği ve sabrı öğrenebilir.

Ursula K. le Guin

Üstad ve Ben

Üstadın en büyük hayranlarından biri olarak elime aldığım her kitabı başka bir ufuk, başka bir Serendipity kayığı benim için. Bazen yarattığı evrenlerin içinde gezinirken kanatlı bir kedi olup kenti geride bırakmak gelir içimden bazen balık çorbası kadar lezzetli ilişkiler kurmayı düşlerim insanlarla. Ama hep imrenirim her satırına. “Umarım ilerde” derim, “ben de bu kadar usta olmak isterim; evrenler yaratmak, büyücüleri konuşturmak ve ormanlara, çocuklara dokunmakta…

..Alpha Ralpha Boulevard öyküsünü okudum ve “Vay! bu şey öyle güzel ve öyle tuhaf ki ben de böyle birşeyler yapmak istiyorum,” dedim.

Ursula K. le Guin

Aynen Üstad… Aynen.

E. Nihan Acar

Multi-disiplinli bir alanda akademik arayışını sürdüren bir fenci- sosyolog olarak, peri masallarına ve bilime aynı anda inanan bir edebiyat hayranıyım. Fantastik ve bilim kurguya bayılırım. Üretkenliğimi sınadığım görsel tasarım, müzik ve sahne sanatlarından sonra edebiyat kıtasında arayışıma devam ediyorum. Kendimi bildim bileli okuyor ve yazıyorum. Online ve yazılı edebiyat platformlarında yayınlanmış kitap analizleri, inceleme ve öykülerim mevcut.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.