Sanat

Sanatta Kaynak Problemi

Sanatta kaynak problemi hakkında konuştuğumuz yazımız sizlerle…

Bu yazımızda sizlerle sanatın kaynaklarını inceliyoruz. Sanat adına hazırlanan kaynakların yeterli olup olmadığına, raflardaki sanat kitaplarının niceliği ve niteliğine ve mevcut duruma odaklanıyoruz. Böylelikle sanatta kaynak problemini derinlemesine inceliyoruz.

Başlamadan önce not: Sanatı konu alan tüm basılı içerikleri (sanat kitapları, sanat dergileri, sanat temelindeki araştırma ve tezleri vb.) anlatmak için bu yazıda kaynak kelimesini kullanacağım.

Sanat ile ilgili okuma yapmak istediğinizde nasıl bir yol izliyorsunuz? Çevrimiçi alışveriş, romantik sahaf turları, kitabevlerinde geçirilen sonsuz vakitlerden hangisi tercihiniz? Daha önce satın almadığım kaynaklara erişmeye çalışırken birçok sorunla karşılaşıyorum.

Eminim ki bu sorunlar sadece benim karşıma çıkmıyor, siz de benzer durumlar yaşıyorsunuz. Hangi yöntemi tercih edersem edeyim absürt kısıtlamalar görüyorum. Sahaf turlarının artık romantik olmaması ve kitabevlerinde de kitaptan başka her şeyin olması gibi.

Özellikle spesifik kategoriler için satıcılar ile görüşüldüğünde daha da saçma şeyler yaşanıyor. Sanat kategorisi için hazırlanan kaynakların, “satmıyor” diye raflara yerleştirilmemesi gibi. Karşılaşılan her sorun bir sonraki soruna zemin hazırlıyor ve böylelikle kedi yumağına benzer problemler yaşamaya başlıyoruz. Literatür daralırken fiyatlar yükseliyor, fiyatlar yükselirken nicelik düşüyor. Bu yazıda sanat raflarındaki mevcut durumu sorgularken aslında söylemek istediğim şey, yaratılan her bir sorunun farkında olduğumuz.

Sanatta Kaynak ve Sanatta Kaynak Problemi Ne Demektir?

sanatta kaynak problemi

Sanatta kaynak problemine geçmeden önce, sık karşılaşılan bir karıştırmayı düzeltmek isterim. Sanat kaynaklarıyla, sanatın kaynağı aynı olmayan iki farklı meseledir. Sanatın kaynağı, sanat kaynaklarında yer alan bilgi, sorgu, merak, yanıt ve anlam arayışıdır. Sanatın zemininde neyin olduğunu sorgulamak, filozofların yorumlarını incelemek, sanat uzmanlarıyla görüşmek… Bunlar ve bunlara benzer tüm eylemler sanatın kaynağını anlamak için yapılmakta. Sanatın kaynağı her şey olabilmekte ve yanıt herkese göre değişebilmektedir.

Sanat kaynakları ise sanat için gereken tüm bilginin yazılı hale getirilmiş, basılmış, dağıtılmış, belirli kurallara göre hazırlanmış içeriklerden oluşur. Sanat yazıları, sanat kitapları, sanat dergileri, sanat ekseninde yapılan araştırmalar, raporlar ve tezler gibi ürünler; kaynağın türünü oluşturur.

Sanat kaynakları düşündüğünüz kadar sıkıcı olmak zorunda da değil. Bir başka yazımda bahsettiğim T. Kittl ve Christian Saehrendt tarafından hazırlanan Bunu Ben De Yaparım!  adlı kitap görüp görebileceğiniz en samimi anlatıma sahip olabilir. Kaynakların sıkıcı olması gerektiğini kim söyledi de sanat yazarları bunca zaman kafamıza bilgi atarcasına içerik ürettiler? Hep sorgulamışımdır.

Sanat yazarlarından bahsetmişken onların kim olduğuna da değinmek gerekiyor. Sanat yazarları, spesifik konular (sanat) ile ilgili içerik üreten kişilerdir. Çoğu sanat tarihçisinin baş ucu kitapları bu kişiler tarafından yazılmıştır. Farklı alanlarda, seviyelerde ve temellerde yazılan kaynaklar vardır. Her birinin insanlar tarafından hazırlandığı unutulmamalıdır. Altını çizdiğiniz tüm satırlar, sanat yazarlarına aittir.

Günümüzde sanat yazarlarının çalışma alanlarının genişlemesi, tanımın sınırlarının bulanıklaşması sebebi ile herkes sanat yazarı olabilmektedir. Bunu şöyle örneklendirebilirim; E. H. Gombrich bir baş ucu yazarıdır ve literatür ondan sorulmakta. Aynı şekilde -cinsiyetlerden bağımsız olarak-

  • Alain Darbel
  • Anne D’Alleva
  • Arnold Hauser
  • Heinrich Wölfflin,
  • John Berger,
  • Larry Shiner,
  • Linda Nochlin,
  • Stephen Farthing,
  • Susie Hodge

için bu alanın öncüleri olduklarını söylemekten çekinmeyiz. Mehmet Yılmaz, E. Osman Erden, Aylin Seçkin, Bedrettin Cömert, Ahu Antmen ve Ali Artun için de aynı durum geçerlidir. Hazırladıkları içeriklerin türü ne olur ise olsun literatüre önemli katkılarda bulunmuş birçok sanat yazarı bulunmaktadır.

Her Kitap Sanat Kitabı Olabilir mi?

sanatta kaynak

Adının içerisinde “sanat” kelimesi yer alan tüm kitapların, sanat kitabı olacağına dair bir görüş yayılmış durumda. Buna aşağıdaki başlıkta daha çok değineceğim ancak şunu söylemek gerekir ki sırf adında sanat geçtiği için bir baskının sanat kaynağı olarak kabul edilmesi tamamen yanlıştır.

Her kitap sanat kitabı olarak kabul edildiğinde literatürden söz etmek imkansız hale gelir. Bu durum ise mevcut koşulların daha çok kötüleşmesine sebep olur. Yazarın çalışması yayımlandıktan sonra kendisini çıplak hissetmesi normaldir. Ama yazarların nerede çıplak kaldığı da göz ardı edilmemelidir. Çoğu yazar ilk çıplaklığını çalışması yayımlanmadan önce yaşar. Tabii bunun olması için sarf edilen emeğin üst segmentlerde olması gerekir.

Alelade okumaların ardından hazırlanan çalışmalar beraberinde sadece kaynakçayı getirebilmektedir. Piyasada kaynakçası sayfalarca ama kendisi 3 gram olan çok kitap var. Aynı şekilde biyografi ya da otobiyografiye kitabın büyük bir oranını ayırmak, yazarın sanat geçmişinden kilolarca bahsetmek de basılan kağıdı, sanat kitabı yapmamaktadır. Bu sebep ile de her kitaptan sanat kitabı her yazardan da sanat yazarı olarak bahsedilemez. Ki aslında cümleleri her yan yana getirebilene de yazar denmez.

Sanat yazarlarından bahsetmişken eleştiri alanına da girmek gerekir. Sanat eleştirmenleri, sanat yazarları olarak çalışan kimselerdir. Eleştirileri birer irdeleme ve incelemedir. Dolayısı ile bilgi birikimi ve alandaki deneyim arttırılmadan eleştiri yapmak, yazıya dökmek ve okunmasını beklemek yanlıştır. Fakat bu demek değildir ki tüm sanat eleştirmenleri ve sanat yazarları orta yaş ve üzeri olacaktır. Alan ile ilgili bilgi ve deneyimi arttırmak için 40 yıllık kariyere gerek olmadığını her mantıklı insan bilir.

Sanat Raflarında Mevcut Durum Ne?

çağdaş sanat problemleri

Sanat kategorisinde nasıl kitaplar olmasını beklersiniz? Yanıt oldukça basit; sanat kitapları. Bir sanat rafına yaklaştığımda rafların %70’inin sanat kaynağı olmadığını görüyorum. Bu ne saçmalık demeden önce birkaç kitabevi gezdim, rafları inceledim ve anlamaya çalıştım. Boş bir çaba olduğunun farkında olmama rağmen yine de aksini görebilecek miyim merak ettim.

Bu duruma tabii ki şaşırmıyorum. İncelediğim bazı kitabevleri, zincir mağazalar, belediyelere ait “kitaplıklar” ve kütüphanelerin çoğunluğu için de durum aynı. Sanat her konunun yatay keseni haline gelebilmekte. Böylelikle kendine pay çıkarabilmekte ve her unsuru ilham olarak alabilmektedir. Ancak sağlanan bu esneklik beraberinde büyük bir bariyeri de getiriyor.

Bazı kategorilerin sanat olmadığını daha da önemlisi olamayacağını kabul etmek gerekiyor. Kişisel gelişim kitapları, adları ne olur ise olsun, sanat kategorisine dahil değillerdir. Motivasyon sanatı, çok kişisel büyüme sanatı, yüklerden arınma sanatı… Hayır, sadece adında sanat olduğu için de kategoriye dahil edilemezsiniz. Fanatik davranmak istemem. Fakat sanat raflarına asıl kaynakları yerleştirmedikleri sürece “satılmıyorlar” diye ağlamaya devam edeceklerdir.

Bunların yanı sıra, yukarıda da bahsettiğim zincirleme sorunlar (literatürün daralması, fiyatların yükselmesi ve nitelik kaybı) nihai olarak okurların uzaklaşmasına sebep oluyor. Kaynaklara erişim noktasında karşılaşılan dil bariyeri, kaliteli içerik üretilmemesi ve satın alım gücünün düşmesi de zincirin halklarını sağlamlaştırıyor.

Bütün bunlar göz önünde bulundurulduğunda ise sanat raflarının, pazar yerine dönüştüğünü söylemek ne yazık ki zor değil. Raflarda durum kötüye giderken çevrim içi platformlar, e – dergiler ve bloglar yerini güçlendirmeye başladı. Basılı kopya (fiziksel, konvansiyonel baskı) için özellikle gençlere açılan alanın düşük olması ve hatta hiç olmaması, beni çevrim içi medyanın ağına çoktan düşürdü.

Sanat Kaynakları Yeterli mi?

Sanatta kaynak problemleri bağlamında, üretilen sanat kaynaklarının yeterli olup olmadığını doğrudan söyleyebilmek zordur. Ayrıca yanıt ne aradığımıza göre değişir. Akademiyi desteklemesi adına kaynak arayışı olduğunda bu ihtiyacı özellikle tezler, akademik dergiler ve üniversite kütüphaneleri görece karşılayabilmektedir. Ama mesele akademiden bağımsız hareket etmek ise işte o zaman kaynak sıkıntısından söz etmek daha kolaydır.

Özellikle genç sanat yazarlarına, genç oldukları için alan yaratmayan ve üstelik mevcut alanları kapatan sistemden sıyrılamamak da sorunları arttırıyor. Dinozorların neslinin tükendiğini hatırlatmak isterim. Sırf alanda tecrübeli sanat yazarları olduklarını göstermek adına bazı isimler tarafından “gençlere yönelik sanat kitapları” hazırlanmaya başladığını görüyorum. En kibar haliyle “nasıl yani?”  diye sormaktan da kendimi alıkoyamıyorum.

Gençler için modern sanat, gençler için sanat tarihi, gençler için, gençler için, gençler için… Saçmalamayın. Size göre yetişkinler için olan sanat bilgisinin tam olarak neresi gençlere “ağır” gelecekti de bilgileri hafifletip gençlere yönelik yaptınız? Hemen yanıt vereyim. Yazacak bir alanı kalmadığı ve şımarıklıklarından dolayı yeni konular bulamadıkları için tüm bilgileri gençlere göre diye hazırlamaya başladılar.

Bir yandan da yok sayılan sanatı ve yaratıcı endüstrileri geliştirme ve yayma özgürlüğünü çevrimiçi medyanın desteklediğini unutmamak gerek. Kendi alanımızda (gençler olarak açılmasını beklemeden kendimiz için inisiyatif alarak yarattığımız alanlarda), genç sanat yazarları ve üreticileri olarak sanal rafları, konvansiyonel yazarlardan daha nitelikli şekilde doldurduğumuzu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.

Sevgilerimle.

Nurşen Uyar

Merhaba! Ben Nurşen. Anadolu Üniversitesi Sanat Tarihi bölümünden mezun oldum. 2017 yılında Eskişehir’de kurucu üyesi olduğum Toy Gençlik Derneğinde genç ve doğa odaklı çalışmalarda yer aldım. Şimdiyse KızBaşına Sanat Galerisi ile sanatçı kadınları desteklemek ve görünür kılmak için alan açmaya ve hikayelerine ortak olmaya çalışıyoruz. Bunun yanı sıra sanatın farklı başlıklarında eğitimler veriyor ve 5 yıldır içerik yazarlığı yapıyorum. Kurcalamayı en sevdiğim konuysa sanat üretim mekanlarının dijitalleşme çalışmaları ve tabii ki genç sanatçıların görünürlüğü.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir