Kitap Önerisi: Işıklar Ülkesi

153 kere okundu
5 dakikada okunabilir
ışıklarülkesi

Kitap önerisi köşemizde bu hafta İspanyol yazar Andrés Barba ve 2017 yılında kaleme aldığı Işıklar Ülkesi’ni konuk ediyoruz.

Asıl adı República Luminosa olan eseri Notos Kitap 2020 yılında Türkçeye kazandırdı. İspanyolca aslından çeviren ise Züleyha Yılmaz. Toplamda 149 sayfa olan kitap sizi biraz sarsacak ve düşündürtecek. Barba edebiyat aracılığıyla bizi omuzlarımızdan tutup silkeleyerek uyandırmaya çalışıyor.

O zaman Kitap önerisi köşemizin bir klasiği olarak öncelikle yazarımızdan kısaca bahsetmek istiyorum.

Andrés Barba

Filoloji ve Felsefe mezunu olan Barba, yazarlığının yanı sıra şair, çevirmen ve fotoğrafçı. Yazdığı eserleri ile birçok ödüle layık görülmüş kendisi. 1998 yılından bu yana toplam 9 eser kaleme alan yazarın yalnızca 2 kitabı Türkçeye çevrili. Bugün bahsedeceğimiz Işıklar Ülkesi ve Küçük Eller.

Işıklar Ülkesi 2017’de Herralde Roman Ödülü’nü kazandı. Ayrıca eser 2019’da Gregor von Rezzori Ödülü’ne de aday gösterildi.

Bir diğer eseri Küçük Eller yine Notos Kitap aracılığıyla 2021 yılında okurlarla buluştu. Orjinal adı Las Manos Pequeñas. The Guardian eseri 2017 yılının en iyi kitaplarından biri seçti.

Şimdi bu kısa tanıtımımızdan sonra kitabımıza geri dönelim.

Işıklar Ülkesi ve Öteki Kavramı

Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nda memur olan kahramanımızın, Tropik bir ormanın yanına kurulu San Cristóbal şehrine tayini ile başlar hikaye. Sokaklarda yaşayan kimsesiz çocukların sayısı bir anda artar ve bir grup azınlık olur. Öncelerde görmezden gelinen bu çocuklar, artan suç olayları sebebiyle halledilmesi gereken bir “sorun” haline gelirler.

Halk tarafından “Otuz İkiler” olarak adlandırılan çocukların nereden geldikleri ise bilinmemektedir. Ayrıca kendi uydurdukları bir dil kullanmaktadırlar. Bu sebeple halk onlarla sağlıklı bir iletişim de kuramamaktadır. İşte tüm bunlar onların “öteki” oluşlarını daha da belirginleştirir. Her şeyden önce çocuk olmaları ve kimsesiz olmaları önemsiz gibidir. Sonuçta onlar kendi çocuklarına benzememektedir.

Yöneticiler tarafından çözülemeyen durum halkın tepkilerinin artmasıyla içinden çıkılmaz bir hal alır. Böylece tüm insanların sırtında büyük bir vicdan azabı taşımasına sebep olacak hatalar silsilesini doğurur.

Bize Kalan

Sizce kitap önerisi muhakkak güzel vakit mi geçirtmeli? Barba, Işıklar Ülkesi ile size keyifli dakikalar yaşatacak bir okuma vadetmiyor. Öncelikle bu konuda anlaşalım. Amacı sizi öteki olarak yaftalanan hakkında düşündürtmek. Ötekileştirilen size ne hissettiriyor? Görmezden mi gelmelisin? Çözümün parçası olabilir misin? Peki “öteki” senden küçük ve güçsüz bir çocuk ise? Hala aynı fikirde misin?

Okumanız boyunca bu sorular kafanızda sık sık cevap arayacak. Belki de siz bu konuya nihai bir çözüm getirebilirsiniz. Kendinizi bu yüzleşmeye hazır hissettiğinizde sizi yorumlarda bekliyor olacağız. Şimdiden iyi okumalar.

Kimileri “Ne kadar da iyi görünüyorlardı!” diyordu yüksek sesle, ama bu çığlığın ardında kişisel bir güceniklik vardı. “Pek de iyi çocuklara benziyorlardı ama bizi kandırdılar, ikiyüzlü veletler!” Evet, çocuklardı, ama bizimkilere benzemeyen çocuklar.

Duygu Demir

Halkla İlişkiler mezunu bir Grafikerim. Kurumsaldan ayrılmam ile yeni bir alanda kariyer planlaması yaptım ve "anne" oldum. Şuan 3 yaşındaki oğlum ile gündüzleri varoluşsal sancılardan kuleler yaparken, geceleri Kazan için yazıp, çizip, düşünüyorum.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.