Gastronomi Temalı Film-Dizi Önerileri

480 kere okundu
18 dakikada okunabilir
gastronomi

Gastronomi temalı film-dizi önerileri ile izlerken damaklarınızı sulandırmanın yanı sıra sizlere; farklı bakış açıları katacak 5 yapımla karşınızdayız.

Hayatımdaki en büyük tutku “yazmak”. Buna rağmen bir gastronomi uzmanı olarak yemek yemeyi, gastronomi üzerine düşünmeyi çok seviyorum. Ve beni kendimden geçiren yemeklerin yanı sıra gastronomi serüvenimde bana ilham olmuş şahane yapımlar var.

Üstelik bu konuda hem şanslıyım hem de oldukça şanssızım. Çünkü çok fazla gastronomi temalı yapım yok! Bu bir yandan yapımların hepsini izlemiş olmamı sağlıyor. Diğer bir yandan da bu tür yapımların az olmasına elbette üzülüyorum.

Dünyada açlık bu kadar gündemdeyken, israfa her yerde göz yumulurken; özellikle sürdürülebilir gastronomiyi konu alan filmlerin, dizilerin, animasyonların daha sık ekrana taşınmasını görmek isterim. Tabii, bunun için önce yaratıcının kendi bakış açısının gıdayı korumak üzerine olması gerekiyor.

Neyse, gelelim bu beş dizi-filme… Hepsini beğeneceğinize eminim. Çünkü her biri kendi içinde hayatın farklı noktalarına dokunuyor. Gastronomi de aslında tam olarak bu. İnsanların aklında “gastronomi” dendiğinde “yemek yapmak” gelse de aslında gastronomi yemeği anlamak üzerine kurulmuştur.

Yemeği anlamak için de tarih, kültür, antropoloji, coğrafya gibi sosyal bilimlerden; kimya, biyoloji gibi fen bilimlerden az çok anlamak lazım. Yani, insanın bulunduğu her alanda varlığını gösteren gastronomi ucu bucağı olmayan bir konu. Bu dizi ve filmler de yemeği arkalarına alarak farklı anlatılar anlatıp insanın kendisine dokunmaya çalışıyorlar.

Ben yine her zaman ki gibi bu dizi ve filmlerin hiçbirinden spoiler vermeden inceleyeceğim. En az beğendiğimden en çok beğendiğime göre sıralamaya çalıştım. Bakalım sizlerin fikirleri ne olacak.

Bir Fransız Şefin Hayatı: Vatel (2000)

Fransız bir aşçı olan François Vatel’in (gerçek bir şef) yaşamının konu alıyor. 2000 yapımı filmde yönetmen koltuğunda Rolan Joffe’e oturuyor. Gérard Depardieu, Uma Thurman ve Tim Roth gibi başarılı isimler ise baş rollerdeler.

Mükemmeliyetin peşinde koşmaya ant içmiş, saray mutfağında çalışan bu şef “mutfak şefi” denildiğinde bu konsepte adını yazdırmış ilk isim. Mutfağın içinde her daim mükemmel işler sunmaya çalışıyor. Organizasyonlarda görev alıyor. Aynı zamanda mutfakta sıkça karşılaşılabilecek kriz anlarını atlatıp bu anlardan yeni tarifler çıkaran biri.

Filmin oyunculukları, konsept, kostüm ve dekorlar güzel olsa da anlatının ve senaryonun yeterli olmadığını düşünüyorum. Bazı yerlerin çok uzatılıp filmi ağırlaştırdığını; bazı yerlerin ise hak ettiğinden daha az üstünde durulduğunu gördüm. Kadroya güvenip izlediğiniz de hayal kırıklığı yaşamamanız adına içinde; aşk, entrika ve tabii ki mutfak olduğunu söyleyeyim.

Mükemmelliyetin Karanlık Tarafı: Burnt (2015)

Gastronomi temalı film-dizi önerileri listemizde dördüncü sıra Burnt‘e ait. John Wells’in yönetmen koltuğunda olduğu filmde Bradley Cooper baş rolü üstleniyor. “Adam Jones” adlı oldukça hırslı bir mutfak şefini canlandırıyor. Gordon Ramsey’i filme danışmanlık yaparken; hazırlanan yemeklerde ve tabaklarda onun etkisini görebiliyoruz.

Filmi beğenmemin en büyük etkenlerinden biri, bir şefin Michelin yıldızı için neler yapabileceğini izlemek oldu. Şahane bir aşçı olmasına rağmen bu şef, zihinsel buhranlar geçiriyor. Böylelikle kendini bambaşka bir psikolojinin içerisine sokuyor. Bu buhranları da kendine imkansız gibi görünen bir görev koyarak aşmaya çalışıyor. Bir milyon istiridye kabuğu açmak!

Filmde bir insanın hırslarına yenik düşüp bir yıldız uğruna kendini nasıl çileden çıkardığını izliyoruz. Michelin konsepti şimdilerde amacından sapıp tamamen bambaşka bir boyuta gitse de bazı gereksiz konsept ve yemek yarıştırmaların insanların üzerinde nasıl travmalar bırakabileceğini görüyoruz bir nevi. İki yıldız yetmez, üç yıldız lazım…

Bu bakış açısının insanı cidden yıpratabileceğini izlemek oldukça keyifli. Ayrıca Bradley Cooper’ın oyunculuğuna da ayrı bir parantez açmak lazım.

Yes!: Chef (2014)

Chef filminin hemen her kısmında Jon Favreau’u görüyoruz. Kendisi filmin hem yönetmeni hem senaristi hem başrol oyuncusu hem de yapımcılarından biri. Filmde Carl rolünü canlandırıyor. Carl Casper oldukça lüks bir restoranın baş şefi.

Mutfağının yemekleri şahane ama menüye bağlığından dolayı yaratıcılığının köreldiğini görürüz. Bu durum aslında restoranlarda çalışan pek çok aşçının yaşadığı bir durum. Carl’ın restoranına gelip bir eleştiride bulunan gurme ile çığırından çıkar. Carl’a tam bu buhran dönemlerinde bir yemek karavanı ile kendi işinin patronu olma fırsatı gelir. Oğlu ve eski arkadaşı ile yollara atılan Carl, yemek yapma tutkusunun peşine düşer.

Chef’in anlatısı “yemek” üzerinden ilerliyor ama toplumun bazı konularda nasıl sığ fikirlere sahip olup da şevkimizi kıracak ifadeler kullanabildiklerini gözlemliyoruz. Filmi en çekici kılan yönlerinden biri ise yemeklerin yakın kamera çekimleriyle lezzetin içine bizi sokması. Filmi izlerken ağzınızın sulanacağına eminim.

Ayrıca filmi izlemeniz için başka bir etken de işin içinde muazzam oyuncuların olması. Scarlett Johansson, Sofía Vergara, Robert Downey Jr., John Leguizamo, Dustin Hoffman ve Oliver Platt gibi birbirinden başarılı yıldızlar bulunuyor.

En Sevimli Gastronomi Uzmanı: Ratatouille (2007)

Ah Ratatouille… Bu enfes Disney animasyonunu izlemeyeniniz, Remy ile tanışmayanınız var mı? Bu animasyon sadece gastronomi ile ilgisi olanlar için değil pek çok insan için şahane bir anlatı sunmakta. Uzmanlık alanım gereği gastronomi bakış açısından bakmam gerekirse söylenecek çok şey var.

Remy’nin mutfakta asla istenmeyecek bir şey olarak, başarısız ve yine istenmeyen bir aşçının en yakın dostu olması ile başlayabiliriz. Ama Remy o kadar başarılı ki yemek yapmada onun saçlarından tutup çekiştirerek, mutfakta bir nevi gaddarlık yapan şefleri simgeliyor olması da oldukça ilginç bir yönü filmin. Bunun dışında yemek eleştirmenlerinin ne kadar geri kafalı olabileceklerini, mutfaktaki hiyerarşinin ne denli zorlu olduğunu da anlıyoruz.

Pek çoğunuzun bu filmi izlediğini düşünerek özellikle gastronomi öğrencilerinin bir de mutfakta çalışan insanların gözünden yansımalarını düşünerek izlemelerini tavsiye ediyorum. Mutfak düzenine, çalışma akışına, tecrübeli ama bilgisiz insanların hal ve tavırlarına, şeflerin yer yer acımasız durumlarına kendilerini nasıl soktuğuna tanıklık edeceksiniz.

Ayrıca Disney’in animasyon başarısını ve seslendirmeleri de övmek lazım. Ki Ratatouille’nin en iyi Animasyon dalında Oscar kazanması da bunun göstergelerinden biri.  Ayrıca en iyi özgün senaryo gibi bir animasyon için beklenmişin dışında bir alan da dahil olmak üzere pek çok alanda aday gösterildi. Bu arada BAFTA Ödülü de kazandı kazandı kendisi. Yani izlemediyseniz, gerçekten büyük kayıp.

Lezzetli Bir Ekip İşi: The Bear (2022)

Gelelim gastronomi temalı film-dizi önerileri listemizde birinci sıraya… Dizi yakın dönemimizi konu alan, Jeremy Allen White’ın baş rolünde oynadığı Carmen/Carmy karakterinin kendi yaşamının getirdiği zorluklarla başa çıkmaya çalışırken; bir yandan da kendisine sorumluluk olarak gördüğü tüm sistemin farklı olduğu bir mutfağı yönetmeye çalışmasını konu alıyor.

Carmy Michelin yıldızlı restoranlarda şeflik yapıp, başarılar kazanırken; ani bir ölüm haberiyle oldukça mütevazi bir sandviç dükkanının yönetimini sırtına yük olarak kalıyor.  

Carmy mutfağın kaos dolu yapısına alışık biri olmasına rağmen büyüdüğü ve yetiştiği sokağa geri dönüp bu salaş restoranda idare etmeye çalışmak yolculuğunun daha henüz çok başında tanıdık olan bu kimselerle çatışmalara girmesine ve zamanla kendini hem aile draması hem de çalışma hayatının kabul gören o stresli atmosferinde buluyor.

Dizinin bölümleri boyunca şefimizin mutfağı nasıl yönetmeye çalıştığını, düzeni nasıl değiştirdiğini, mutfağın kendine has kaosunu ve mutfaktaki diğer neferlerin karakter değişimlerini izliyoruz. Bunların yanı sıra Carmy, aile hayatında yaşadığı dramalarla da bambaşka kaotik bir yapının içerisinde.

Bu diziyi bu kadar özel kılan şey belki de mutfağın bu kadar içine giriyor olması. Özellikle gastronomi tutkunlarının izlerken kendinden geçecekleri sekanslar var. Öğrenciler, mutfakta çalışanlar veya şef adayları da her bölümde mutfağın içinde olmanın nasıl bir şey olduğunu her bir farklı karakterden teker teker öğreniyorlar. Tüm bunların yanı sıra hem hayatta hem de mutfakta Carmy ve mutfak çalışanlarının düzenini sağlayan, yüz gülümseten ve kendini gerçekleştirme hissini onlara yansıtmayı başaran şey ekip çalışmasında bitiyor.

Sadece izlemekle kalmıyor, geçmiş alışkanlıklarınızdan kalan körelmiş yapıları, alt-üst yönetici ilişkisini, kendi potansiyelini çıkarmak için çabalayanları, belirli öğretilere sahip olarak eğitim almasına rağmen ister istemez kendisini körelmiş mirasın bir parçası olarak gören kişileri analiz ediyorsunuz.

Dizi de spesifik bir saygı duruşu da ana karakterimiz olan Carmy’nin oyuncusu olan Jeremy Allen White’a olmalı. Oyunculuğunun yanı sıra, pişirme teknikleri üzerine eğitimler alıp mutfağın yapısını her söylemi ve hareketinde yansıtması ciddi anlamda taktir edilmesi gereken bir özellik.

Bonus! – The Menu (2022)

HBO’nun başarılı işi olan Succession dizisi ile ün kazanmış yönetmeni Mark Mylod’ın yönettiği 18 Kasım 2022 tarihinde vizyona girmiş oldukça taze bir iş. Henüz benim de yeni izleme şansım oldu. Filmde genel anlamıyla yüksek gastronomi kültürüne ve fine dining restoran anlayışına karşı eleştiriler yapıldığını dile getirebilirim.

Bir çift (Anya Taylor-Joy ve Nicholas Hoult baş roldeler) fine dining bir restorana gidiyorlar. Restoran bir adada. Oldukça şık bir iç dizayna ve özler şefler tarafından hazırlanmış bir tadım menüsüne sahip. Gel gör ki, restoranda farklı durumlar var. Yemekler ilginç tercihlerle hazırlanıyor. Yemeğin suç ve kan ile bezendiği bu filme özel bir inceleme hazırlayacağım.

Gastronomi temalı film-dizi önerileri listemizde adına oldukça katkılar ve anlatılar sunan yapımlar hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Aralarından izledikleriniz var mı? Veya en çok hangisi dikkatinizi çekti? Gelin, yorumlarda gastronomi adına keyifli bir sinema sohbeti çevirelim.

Emre Turan

Merhaba! Az yiyen, çok okuyan ve yazmaya iştahı tükenmeyen bir gastronomi uzmanıyım. 1998 doğumluyum. Gastronomi üzerine lisans eğitimimi 2020 yılında tamamladım. 2022 yılında ise yüksek lisans eğitimime başladım. Yıllarca Türkiye'nin önde gelen tarif/içerik sitelerinden birinde food editorlük başta olmak üzere; yemek stilistliği, yemek fotoğrafçılığı, şef asistanlığı gibi farklı işlerle uğraşıp ekibe destek verdim. Ayrıca son yıllarda gastronomiye dair iki romanla uğraşıyorum. Tabaklarda ve yemeklerde süs sevmediğim gibi cümlelerimi de süsten uzak, dengeli bir şekilde kullanmayı tercih ediyorum.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.