Maud Lewis: Ezberleri Bozan Kadın

796 kere okundu
19 dakikada okunabilir
2
Maud Lewis kimdir

Maud Lewis, popüler kadın ressamlara kıyasla daha geri planda kalan fakat onlar kadar “ilham veren kadın sanatçılar” arasında yer almayı hak eden Kanadalı ressam.

“Kadın ressam” denilince, akıllara Frida Kahlo ismi gelir genellikle. Muhtemelen, günümüzde onu tanımayan kimse kalmamıştır. Frida’nın kim olduğunu bilmeseniz bile muhakkak bir yerlerde görmüşsünüzdür siluetini. Belki bir t-shirt üzerinde, belki bir bardak altlığında, belki bir dergi kapağında… Aslında, bir nevi kapitalizmin kurbanı olmuştur Frida. Böyle olmuş olsa da onun yaşamının ve eserlerinin herkese ulaşmış olması yine de güzel.

Artık biliyoruz ki, Frida acılarını yaratıcılığa dönüştüren kusursuz bir sanatçıydı. Onun eserlerinin altında, yeteneği kadar yaşamış olduğu acıların da payı büyüktü. Hikâyesiyle Frida bir yerlerde çeşitli acılar çeken tüm insanlara ilham kaynağı olmaktaydı. Çünkü o her şeye rağmen, inatla yaşamaya devam etmiş, durmaksızın üretmişti.

Aslında bu türden bir hikâyeye sahip olan yalnızca Frida Kahlo değildi. Biliyoruz ki, sanat dünyası, bu tarz hikâyelere sahip olan birçok isme ev sahipliği yapıyor. İşte, Frida’yla meslektaş olan Kanadalı sanatçı Maud Lewis de bu isimlerden bir tanesi.

Maud’un Erken Yaşamı

Tam adıyla, Maud Kathleen Dowley Lewis, Mart 1903’te Kanada’nın Güney Ohio Bölgesi’nde dünyaya geliyor. Ancak dünyaya gelir gelmez, Maud’a bir hastalık illet oluyor. Bu hastalık onun hareket kabiliyetlerini azaltmakta, özellikle de ellerinde etkisini göstermekteydi. Tıpta “romataid artrit” adıyla bilinen hastalık bir tür eklem romatizmasıydı. Fakat bu rahatsızlık onu yaşamı boyunca resim yapmaktan alıkoyamayacaktı.

Yetenekli Maud, Dowley ailesinin sahip oldukları ikinci çocuklarıydı. Onun Charles adında bir abisi vardı. Baba John Dowley, bir demir ustasıydı ve küçük bir dükkânı vardı. Anne Agnes ise ev işleri ve çocuklarla ilgilenmekteydi.

Agness küçük yaşlarda aile bütçesine katkı yapmak için yılbaşı kartları hazırlayıp satmaktaydı. Belirtmek gerekir ki, Maud’un resimlere olan merakında annesinin büyük bir payı olduğu bilinmekte. Çünkü o, henüz küçük yaşlarda olan kızını da bu işi yapmaya teşvik etmişti. Anne kız birlikte kart boyayıp hazırlıyor, sonra da yakın çevrede bu kartları küçük miktar paralar karşılığında satıyorlardı.  

Yetişkin Maud Lewis

Doğuştan gelen hastalığı nedeniyle, Maud sık sık çevresi tarafından dışlanmaktaydı. Öyle ki arşivlerde akran zorbalığına maruz kalması nedeniyle, 14 yaşında okulu bıraktığı bilgisi yer alıyor. Fakat bu dışlanma sadece okul çağına özgü olmamıştı. İleriki dönemlerde de insanlar tarafından dışlanmaya devam etmişti. Duruşunda sıkıntılar yaşaması ve kambur görüntüsü insanların ondan ürkmesine neden oluyordu. Ayrıca onu dışlayanlar yalnızca yabancılar değildi. En yakınları arasında yer alan abisi ve teyzesi de Maud’a karşı mesafeli olmuştu hep.

Yetenekli kadın, anne ve babasını peş peşe kaybetmişti. Bu nedenle, ilk başta, abisiyle yaşamaya başlamıştı. Fakat abisinin daha sonra ebeveynlerinden miras kalan evlerinin satışını yapmak için, onu evden gönderdiği bilinmekte. Bu nedenle, Maud teyzesinin yanına yerleşmişti. Fakat teyzesi ondan, o da teyzesinden pek hoşlanmıyordu. Hatta gidecek başka yeri olmadığı için, teyzesine bir miktar para ödemekteydi.

Kanada’da Ansiklopedisi’nde Maud’a dair yer alan bilgilere göre, bu süreçte Maud’un evlilik dışı bir çocuğa sahip olduğu da bilinmekte. O, gönlünü kaptırdığı bir adamla uzun süre beraber olmuştu. Ancak hamile kaldığında adam onu terk etmişti. Ne yazık ki, haberi alan yetkililer Maud’un ona maddi ve manevi olarak bakamayacağına kanaat getirmişti. Bu nedenle, bebek annesinden alınıp bakımevine gönderilmişti.

Hayatını Değiştiren İlan: Hizmetçi Aranıyor!

Bir yandan çocuğunu kaybetmiş olmanın acısı, diğer bir yandan da hastalığı nedeniyle maruz kaldığı aşağılanmalar Maud’u psikolojik olarak çok yoruyordu. Bunlara rağmen, o içinde bulunduğu ortamdan çıkmaya kararlıydı. İlk yapması gereken ise ekonomik özgürlüğünü kazanmaktı. Böylelikle, kardeşine ve teyzesine muhtaç olmaktan kurtulacaktı.

Takvimler 1938 yılını gösteriyordu. Markete gittiği sırada, “hizmetçi aranıyor,” yazılı bir ilan Maud’un dikkatini çekti. İlanı veren kişi, yakınlarda balık satıcılığı yapan bir adamdı. Everett isimli bu adam küçük bir kulübede yaşamakta, gününün büyük bir bölümünü dışarıda geçirmekteydi. Bu adam biraz da kaba saba hareketleri olan bir adamdı.

O, Maud’u gördüğünde onun ev işleri yapamayacağını düşünmüş olsa da sanatçı kadın onu ikna etmeyi başarmıştı. Üstelik Maud onun kulübesinde karın tokluğuna yatılı çalışmaya razıydı. Anlaşılıyor ki, sanatçı kadın özgürlüğünü kazanmak için her şeyi göğüslemeye kararlıydı.  

Renklerin Gücü

Maud Lewis

Maud, teyzesinin yanından ayrılmış ve artık özgürce hareket edebileceği bir alana sahip olmuştu. O, elinden geldiğince temizlik ve yemek işlerine yetişmeye çalışıyordu. Hastalığı yorucu ev işleri karşısında onu oldukça zorluyordu. Fakat Maud pes etmeye hiç de niyetli değildi.

Sanatçı kadın, bir süre sonra vakit bulduğu boşluklarda bu derme çatma kulübeye hayat vermek istedi. Gördüğü her boş alanı boyamaya başlamıştı. Camlara, duvarlara, objelere; kelebek, kuş, çiçek figürleri çiziyordu.  

Daha sonra ise tıpkı annesiyle çocukluğunda yaptığı gibi, kartlar üzerine de özgün çizimler yapmaya başladı. Maud resim yaparken daha çok kart, tabak, fincan gibi dar alanları tercih etmekteydi. Bunun nedeni, hastalığından dolayı kollarını yeterince açamamasıydı. Anlaşıldığı gibi, o, bu durumu engel olarak görmek yerine fırsata çevirmeyi başarmıştı. Sanatçı kadın çizimlerinde ise doğadan ve çocukluğundan ilham almaktaydı.

Everett, bu konuda Maud’a engel olmamıştı. Onun bu işten büyük bir haz aldığını anlayabiliyordu. İkisi arasında gayet makul bir anlaşma vardı. İlk başlarda çatışan ikili, git gide birbirlerine uyum sağlıyorlardı. Ancak aralarındaki uyum, süreç içinde kasabanın dedikodularına yol açmıştı. Evli olmayan bir adam ve kadının birlikte kalmaları ayıplanmıştı. İkili, bu dedikodulara 1938 yılında son vermişlerdi. Fakat bu evliliğin yalnızca dedikodulara son vermek amacıyla yapılmadığını belirtmek gerekir. Süreç içinde Everett ve Maud arasında bir çekim gelişmişti.

İlişkilerini evlilikle taçlandıran ikili, küçük kulübelerinde yaşamlarını sürdürebilmek için el ele verdiler. Everett balık siparişlerini götürürken Maud’u yanında götürüyordu. Eşi balık satarken o da etraftaki insanlara kartlarını gösteriyordu. İlgilenenler olursa, Maud küçük ücretler karşılığında onlara kartlarını satıyordu. Böylelikle yaratıcı kadın, emeğinin karşılığında aldığı ücretlerle hane bütçesine katkıda bulunmaya da başlamıştı.

Everett’in resim konusunda yaratıcı kadını daha da cesaretlendirmesi, Maud’u sınır tanımaz bir hale getirmişti. Maud plaka yüzeylerinden tutun da mobilya kapaklarına kadar alabildiği ne varsa her şeyi fırçasıyla renklendiriyordu.  

Kanadalı Halk Sanatçısı

Maud Lewis

Kısa bir süre sonra, insanlar dışarıdan rengârenk görünen Lewis çiftinin evlerine kayıtsız kalamamıştı. Everett’in parlak fikriyle satışlar hızlandı. Evin önüne kurduğu küçük bir tezgâh sayesinde, Maud’un eserleri sahiplerini daha hızlı bir şekilde buluyordu. Bölgeye ziyaret eden yabancılar evin önünde durup cüzi rakamlara onun eserlerini satın alıyorlardı.  

Onun ünü, bulunduğu bölgeyle de sınırlı kalmamıştı. 1964’te Maud ve çalışmaları üzerine ele alınan bir makale sanatçının uluslararası düzeyde tanınmasına yol açtı. Ardından Maud ve eserlerini konu alan belgesel niteliğinde bir program çekildi.

Maud artık Kanada’nın önde gelen bir “halk sanatçısı” olarak her yerde tanınmaktaydı. O, ünlü isimlerinde içinde yer aldığı pek çok kişiden özel siparişler almaya başlamıştı. Dönemin Amerika başkanı, Richard Nixon’da bu isimler arasındaydı.  

Veda: Maud Lewis Hause

Maud Lewis

60’lı yılların sonunda Maud zatürreye yakalanmıştı. Git gide hareketlerini daha da kısıtlar hale gelen eklem romatizmasının yanına, bir de zatürre eklenmişti. Bu hastalığa neden olan ise resim yapmak için kullandığı boyalardı. Fakat o evinde, her zamanki köşesinde resimlerini yapmaya devam etti.  

Yetenekli kadın, Haziran 1970’te ardında sayısızca eser bırakarak yaşama veda etti. Eşi, Everett Lewis ise ondan 9 yıl sonra vefat etti. Çiftin ölümlerinin ardından evleri bakımsız kalmıştı.  1984 yılında, kulübe Nova Scotia Eyaleti tarafından restore etmek üzere satın alındı. Restore edilen lulübe bugün, Halifax’ta yer alan Nova Scotia Sanat Galeri’sinde “Maud Lewis Hause” adıyla yer almakta ve sergilenmekte.

Hayatı Film Oldu!

Maudie Film

Yetenekli sanatçı, yeterince tanınır hale geldikten sonra, özel yaşamı herkes tarafından merak konusu oldu. Onun etkileyici yaşam öyküsüne sinema sektörü de kayıtsız kalmadı.

İrlandalı yönetmen ve senarist Aisling Walsh tarafından, Maud’un yaşamı sinemaya uyarlandı. Filmin başrollerinde Sally Hawkins ve Ethan  Hawke yer alıyor. Kanadalı sanatçının yaşamını konu alan, biyografi-dram kategorisinde gösterime sunulan Maudie, 2016 yılında seyirciyle buluştu.  

The Shape of Water’daki performansıyla seyirciyi büyüleyen Sall Hawkins, filmde Maud Lewis’e hayat veriyor. Muhteşem oyunculuğuyla izleyiciyi büyülemeyi yine başarıyor. Ethan Hawke ise Everett Levis’i canlandırıyor. Hawke, izleyiciye yaşattığı duygular ile yer yer kızdırıyor yer yer yüreklere su serpiyor.

Anlaşıldığı gibi, yapım gerek oyuncuları, gerekse çekimleri ile izlenmeye değer filmler arasında yer alıyor.

Maud Lewis’ten Geriye Kalan

Maudie

Anlaşıldığı gibi, Maud Lewis’in yaşamı oldukça ilham verici ve tüyler ürpertici. Sanatçı kadın, yaşadığı acı deneyimlere ve doğuştan getirdiği bir hastalığa rağmen pes etmemesiyle herkese örnek oluşturan bir duruş sergiliyor. Özellikle içindeki yaratıcı güce çeşitli nedenlerle ket vurulmuş olanlara umut ışığı oluyor, Maud Lewis. Hangi durumda ve koşullarda olursak olalım bir yerlerde bizleri bekleyen yeni başlangıçlar olduğuna ikna ediyor bizleri. Onun küçük eserleri, koşullar bize uymadığında elde olanları nasıl fırsata çevirebileceğimize dair ipuçları veriyor. Özetle; pes etmemiz için hiçbir neden bırakmazken, devam etmemiz için ise pek çok neden veriyor onun yaşamı bizlere. Böylelikle, Maud Lewis kambur görünüşünün ardında, dimdik duran bir kadın olduğunu göstererek imajların ne denli aldatıcı olabileceğini de herkese göstermiş oluyor.          

Kaynakça

 Maud Lewis | The Canadian Encyclopedia

Ahsen Kurtuluş Bilir

Felsefe ve Sosyoloji mezunuyum. Mezun olduktan sonra; Çocuklar için Felsefe (P4C), Akıl ve Zeka Oyunları Eğitmeni, İçerik Editörlüğü alanlarında sertifikalar aldım. Kendimi şöyle tanımlıyorum: Araştırıyor, Okuyor, İzliyor, Düşünüyor ve Yazıyor.

2 Comments

  1. Maud Lewis en etkilendiğim güçlü kadınlardan. Filmi de çok başarılıydı .. emeğinize sağlık

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.