Kitap Önerisi: Ülker Abla

361 kere okundu
7 dakikada okunabilir
4
kitap önerisi

Kitap önerisi, Türk yazar Seray Şahiner’in kaleme aldığı Ülker Abla adlı eseri ile devam ediyor…

Seray Şahiner 1984 yılında Bursa’da dünyaya gelmiştir. “Yunus Nadi Öykü Ödülü”nü Hanımların Dikkatine adlı öykü kitabı, “Orhan Kemal Roman Ödülü”nü ise Kul adlı romanı ile almıştır. Seray Şahiner, merkezinde kadınlara yer verdiği ve mizahi bir üslupla kaleme aldığı Ülker Abla ile birlikte birçok eseri tiyatroya uyarlanarak sahnelenmiştir. Kimileri Fransızca, İtalyanca, Arapça, Malayalamcaya çevrilmiştir.

Ülker Abla Ne Anlatıyor?

Seray Şahiner, kadınların ev, sokak ve olabilecekleri her yerde yaşamanın ne kadar zor olduğunu anlatıyor bu kitapta. Tüm zorluklara rağmen ayakta durmaya, hayatta kalmaya çalışan bir kadını anlatması sizlere çok tanıdık gelecek.

Ne yazık ki, hemen her gün haber kaynaklarında gazetelerde yer alıyor kadınlar. Sokak ortasında, evlerinde, iş yerlerinde şiddete ve ölüme burun buruna geliyorlar. Yazar, bu kadar çok olan olumsuzluğa rağmen kullandığı mizahi dil ve benzetmeleri okurken sizi çoğu zaman gülümsetebiliyor ve kendinizi güldüğünüz içinde suçlu hissetmenizi sağlıyor. İşte kitap önerisi olarak sunduğumuz Ülker Abla‘yı okurken sizler de kendinizi gülmemek için uyaracaksınız…

Kitap Önerisi Ülker Abla’nın Konusu

Ülker Abla, baba evinde şiddet gördüğü için çareyi evlenmekte ararken bu seferde koca şiddetine maruz kalır. Bundan böyle oğlunun küçük olmasından dolayı yıllarca şiddete boyun eğmek zorunda kalır. Ta ki oğlu askere gidene kadar

Sonrasında, Ülker Abla, artık bitmek bilmeyen eziyete ve şiddete tahammül etmez ve kendini sokağa atar. Böylelikle parasız ve amaçsız sokaklarda yürümeye başlar. Yalnız, sokakta yaşayanları gözlemler ve sokakta yaşamanın bir kadın açısından sandığından daha zor olduğunu görür.

Bunun üzerine, insanların bakışlarından rahatsız olmaya başlar. Sanki üzerinde fosforlu bir elbise varmış gibi bütün bakışları üzerinde toplar. Ve kendini koruyabileceği bir yer arar. Ne var ki, kocasının kendisini arayacağı bildiği için kimliğini kullanarak herhangi bir yere kayıt yaptırmadan yaşamaya çalışması gerektiğinin bilinciyle hareket eder. Yediği dayaklardan dolayı öğrenmiştir kayıtsız hastane aciline yatıldığı.

Sığınabilecek bir yer arıyor, Ülker Abla…

Bu bilinçle kendisini hastanenin aciline atar. Öncelikle hastanedeki kimsesiz yardıma muhtaç kişilere refakatçilik adı altında hastaların bakımlarını, ihtiyaçlarını karşılamaya başlar. Bunun üstüne, refakatçi yemeği ve aldığı bahşişler ile yaşamaya devam ettirmeye çalışırken başından bin bir türlü olay geçer. Ülker Abla’nın refakatçisi olduğu hastalar ile sorunlar yaşaması hastaneden atılmasına sebep olur. Ne yazık ki, kendini yine sokakta bulur. Bu seferde gözüne bir düğün salonu ilişir. Karnını salonda dağıtılan pasta ve meyve suyu ile doyuracağını düşünür. İlk olarak şansını denemek için hiç tanımadığı insanların arasına girer.

Kitaptan Bazı Alıntılar

  • Erkek kısmı aciz kadını pek sever.
  • “Ne sığınabilecek bir geçmişim ne yürüyebileceğim bir gelecek var. Ben burada, sığındığım yerde mahsur kaldım.”
  • İnsanlar, sokağa çıkmayı özgürlük sayıyor. Kadınların geri dönecek yerleri olmasın da göreyim.
  • Erkek kısmı bu, iyi davransan yüz bulduğundan, kötü davransan ağrına gittiğinden musallat olur.
  • Etrafta kadınlar olunca dünya daha güvenli bir yer haline geliyor.

Peki, Kadınlar Ne İstiyor!

Kadınlar sokakta arkasından yürüyen insanlardan korkmadan yürümek istiyor. Artık, canı istediği zamanda ve canı istediği gibi gezmek istiyor. Başlarına bir şey geleceği korkusu yaşamadan yaşamak istiyor. Kadınlar, düşünen, eğlenen, kahkaha atan, çalışan olmak istiyor. Evlenmelerinin normal karşılanabileceği gibi boşanabilmelerinin de gayet normal karşılanmasını istiyor. Kadınlar dul kelimesinin her türlü anlamından kurtulmak istiyor. Hatta, gazeteye veya ana haber bülteninde haber olmayacağı bir hayat istiyor. Kadınlar, karanlıkta kalmak istemiyor.

Kadına şiddet konusu dünyanın bir çok yerinde olduğu gibi ülkemizde de kendini unutturmuyor. Bu yüzden, Seray Şahiner tarafından, farkındalık yaratmak uğruna yapılan bu çalışmanın son sayfasından sonra kadınların yaşadıkları bir kez daha düşünecek ve hak vereceksiniz.

Kadınlar en doğal haklarını istiyorlar.

KADINLAR YAŞAMAK İSTİYOR.

Bilgin Akşimşek

10 Kasım 1980 tarihinde dünyalı oldum. Kocaeli Üniversitesi Elektrik mezunuyum. Okumayla yaşadığımız hayattan başka hayatlarında olduğunu keşfettim. İki çocuğumdan kalan zamanlarda bol bol okuyorum. Okudukça yazıyorum, yazdıkça daha ilerisini merak ediyorum.

4 Comments

  1. Çok keyifle okuduğum bir Seray Şahiner kitabıydı.okurken yer yer sesli güldüğüm çok olmuştur, yazarın yazı dili çok keyifli, arkadaşlarıma çevreme de okutmalarını önerdiğim bir eser.hatta annem şimdiyazarın yine çok güzel Antabus adlı eserini okumadı için verdim.
    Sevgili Bilgin kitap tanıtımın çok güzel olmuş.
    Yazarı yakından takip ediyorum, yeni eserlerini merakla bekliyorum.

  2. Teşekkürler, bende hep yek kitabını aldım, size iyi okumalar 🙂👏

  3. Değerli kardeşim.
    Tanıtmış olduğun kitabı hemen temin edip okumayı düşünüyorum. bu güzel tanıtım için teşekkür ederim. Daha nice kitap tanıtımları olsun bizde okuyalım. Emeğine yüreğine sağlık. Başarın daim olsun. Kocaman sevgiler.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.