Dizi Önerisi: Ted Lasso

255 kere okundu
6 dakikada okunabilir
tedlasso

Dizi önerisi olarak Modern Love‘ın ardından bakışlarımızı Ted Lasso‘ya çeviriyoruz bu kez. Son zamanlarda şöyle farklı ve yaratıcı bir diziye başlayayım ama öyle de çok uzun sezonlar içermesin diye bir arayışın içerisindeyseniz; tam size göre bir dizi önerisi ile geldik: Ted Lasso

Ted Lasso bir Netflix işi olmadığını belirtelim. Apple Tv üzerinden yayınlanmış iki sezonuna ulaşabiliyorsunuz. Jason Sudeikis, Bill Lawrence, Brendan Hunt ve Joe Kell dizinin geliştiricileri. İlk sezon 10 bölüm, ikinci sezon ise 12 bölüm olmak üzerek toplam 22 bölümden oluşan bir Amerikan spor komedi/drama dizisi. 

Yani anlayacağınız tam çıtırlık bir iş. Üstelik pişman olmayacağınız türden. Pişman olmayacaksınız diyorum, nedeni çok belli ödüller alması ve Apple Tv’nin en çok ses getiren işlerinden biri olması. Ne ki, dizinin yaratılış hikâyesi biraz tesadüfi oluyor.

Dizi; Sudeikis’in NBC Sports’un Premier Lig’i anlatması için hazırlanan bir tanıtımda canlandırdığı karakterin aynı adına dayanmaktadır. Dizi sitcom olarak tanıtılsa da içerisinde yansıttığı duygularla sizlere bambaşka vaatler de sunuyor. Bölümler ortalama 30 dakika sürerken özellikle takım/ekip uyumunun yansıtıldığı The Bear gibi dizileri sevenlerin beğeneceği bir iş.

Ted Lasso Ne Anlatıyor?

dizi önerisi

Ted Lasso, daha önce futbolla bir alakası olmayan ama sporun en tutkulu ve sert türlerinden biri olan Amerikan futbol koçluğuna yıllarını vermiş birinin; bazı sebepler neticesinde Premier Lig’deki kurgu bir takımın başına getirilişi ile başlıyor. 

Konu böyle söyleyince sanki tamamıyla futbol ve onun terimlerine sizi maruz bırakacakmış gibi gözükse de öyle değil. Size bir futbol hikâyesi anlatmıyor. Emmy’e aday gösterilip üstün komedi dizisi ödülünü boşuna almamasının pek çok sebebi var.

Başlıca nedenleri arasında anlattıklarının arkasında yatan temalar ve narativ doygunluk yatıyor. Ayrıca oyunculukların her biri de şahane. Özellikle Ted dışında Rebecca karakterini canlandıran aktris Hannah Waddingham’a da ayrı bir parantez açmak lazım.

Rebecca aslında dizide oldukça belirleyici bir karakter. Ted’i asla anlamadığı futbolun içine çekip takımının başına getiren de o. Hem Ted’in bir bilinmezliğin içine gelişinin hem de Rebecanın neden onu takımın koçu yaptığının temel nedenleri dizide gizli.

Kesinlikle Futbol Dizisi Değil

Dizi önerisi verirken aslında insanların nelere dikkat ederek bir diziye başladıklarını az çok kestirebiliyoruz. Dizi çok mu ağır? Çok mu hızlı? Bana uyuyor mu? Çok mu komik? Çok mu drama içeriyor? vb. gibi soruları akıllarına geçirerek bir dizi seçiyor olabilirsiniz. Ve tabii konusu da önemli. Emin olun bu dizi herkesin sevebileceği türden bir dizi.

Dizinin içinde futbolu bir araç olarak kullanarak insan ilişkilerini, kadın-erkek çatışmalarını, futbolun ve yaşamın arasındaki canlı ilişkinin yanı sıra bambaşka çatışma dolu anları görebiliyorsunuz. Özellikle bu zıtlığı bir kadının aslında erkek hegomanyası içindeki bir futbol takımının başında oluşu ve asla gerçek hayatta gerçekleşmeyecek olan bambaşka bir spor alanında uzman birini yine bambaşka bir spor alanına koç oluşu ile görebiliyoruz.

Aşk, sınıf farklılıkları, yabancı sporcuların farklı bir ülkede yaşadığı kültürel ve etnik sorunlar, küreselleşme, emperyalizm gibi konuları değinerek; insan ilişkilerini ön plana çıkaran; spor alanında (spordan bağımsız pek çok alanda da) ise ekip olmanın önemine vurgu yapan unsurlar barındırıyor. Ayrıca bir kadının iş hayatında önüne konular engelleri, belirli tabuları da rahatlıkla izleyebiliyorsunuz.

Futbolu sadece bir araç olarak kullanıp sizi yeri geldiğinde yoğun dramanın içine sokup düşündüren; yeri geldiğinde ise güldüren bir iş izlemek istiyorsanız Ted Lasso dizisine bir şans verin deriz.

Emre Turan

Merhaba! Az yiyen, çok okuyan ve yazmaya iştahı tükenmeyen bir gastronomi uzmanıyım. 1998 doğumluyum. Gastronomi üzerine lisans eğitimimi 2020 yılında tamamladım. 2022 yılında ise yüksek lisans eğitimime başladım. Yıllarca Türkiye'nin önde gelen tarif/içerik sitelerinden birinde food editorlük başta olmak üzere; yemek stilistliği, yemek fotoğrafçılığı, şef asistanlığı gibi farklı işlerle uğraşıp ekibe destek verdim. Ayrıca son yıllarda gastronomiye dair iki romanla uğraşıyorum. Tabaklarda ve yemeklerde süs sevmediğim gibi cümlelerimi de süsten uzak, dengeli bir şekilde kullanmayı tercih ediyorum.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.