Psikoloji

Çoklu Kişilik Bozukluğu: Tek Bedende Birçok Kişi

ÇKB (Çoklu Kişilik Bozukluğu), kişinin zihninin farklı kişiliklere bölünmesi ve farklı karakterler oluşturması durumudur. Zihin kendi içinde farklı karakterler yaratır. Her birinin başka özellikleri, farklı yaşları, farklı fikirleri vardır. Tek beden içerisinde birden fazla kişi barındırırlar.

Çoklu Kişilik Bozukluğu ciddi bir psikolojik rahatsızlıktır ve oldukça da nadirdir. İlgi çeken filmlerden biri olan Parçalanmış sayesinde de ayrıca merak konusu olmuştur. James McAvoy’un olağanüstü oyunculuğu ve sürpriz sonlarıyla bilinen M. Night Shyamalan’ın yönetmenliği, henüz filmi izlemeden yüksek bir beklenti oluşturuyor.

Bu sürükleyici gerilim filminden faydalanarak ÇKB hakkındaki farkındalık yazım sizlerle. 2016 senesinde vizyona giren ve adından oldukça bahsettirmiş olan Parçalanmış’ın psikanalizi sizleri bekliyor.

Film senaryolarında psikolojik sorunlardan bahsetmek yeni oluşan bir durum değil. Psikoloji bilimi ilerledikçe, sinemadaki yeri de gelişiyor ve sağlamlaşıyor tabii. Bunun en önemli örneklerinden biri olan Parçalanmış’ın, Billy Milligan’ın hayat hikâyesinden esinlenerek ele alınıldığı düşünülüyor.

Billy Milligan, üç tecavüz davasıyla yargılanıp çoklu kişilik bölünmesini savunmasında kullanan ilk isim. Bu sayede işlediği suçlardan aklandı. 24 farklı kişiliği bulunan Billy Milligan’ın çok nadir görülen bozukluğu büyük bir ilgi uyandırmıştı. Bu sebeple, Shyamalan’ın Kevin karakterini yaratırken kendisinden ilham almış olması çok muhtemel. 

Çoklu Kişilik Bozukluğu

Film en basit haliyle, Çoklu Kişilik Bozukluğu gibi uç bir psikolojik bozukluğa sahip Kevin hakkında. Karakterin 3 kızı kaçırıp bir odaya hapsetmesi ile başlarına gelenleri konu alıyor. Film analizinin detaylarına girmeden önce, ÇKB ile ilgili sizleri biraz daha detaylı bilgilendirmek isterim.

Halk arasında Çoklu Bozukluk diye de isimlendiriliyor. Kısaca bu rahatsızlık, tek bedende birden fazla kişiliğin olması durumudur. Normalde tekil ve bütüncül olan zihin, bu bozuklukla beraber adeta bölünerek çoğul hale gelir. Bu da bilincin kendilik algısının ve hafızasının bütünlüğünün kaybolmasına yol açar. Dolayısıyla, bir kişinin bedeninde farklı anılara ve kişiliklere sahip iki veya daha fazla kişilik oluşur. Bu bölünmüş benliklere alter kişilik adı verilir. Bu alter kişiliklerin her birinin ayrı bir yaşı, cinsiyet kimliği, ırkı olabilir. Zaten nadir görülen bu psikolojik hastalığın içinde 3 Alter kişilikten fazlasını barındırması çok daha nadirdir. 

Filmimizdeki başrolümüzün onlarca Alter karaktere sahip olmasına da neredeyse eşi benzeri görülmemiş bir durum diyebiliriz. Bu kadar yoğun ilgi görmesinin en büyük sebeplerinden biri bu olabilir. Örneğin, filmimizdeki Kevin karakterinin alter kişiliklerinden olan Hedwig 9 yaşında bir çocuk. Kevin’ın kontrolü Hedwig’e her geçtiğinde ne kadar masum ve ne kadar çocuksu birine büründüğünü görüyoruz. Kevin ile Hedwig arasında neredeyse hiç benzerlik olmamasına rağmen aynı zihni ve bedeni paylaşıyorlar. Dennis ve Patricia da filmde ele alınan diğer alter egolardan. Şimdi bu Alter kişilikleri biraz daha yakından tanıyalım.

Kevin ve Alter Kişilikleri

Çoklu Kişilik Bozukluğu
Çoklu Kişilik Bozukluğu – Split

Çoklu Kişilik Bozukluğu’nun ortaya çıkma sebebi genellikle çocukluk travmaları ve bunlara karşı oluşturulan savunma mekanizmaları. Filmimizde Kevin’ın küçüklüğünde istismar edilmesi çoklu kişilik bozukluğunu ortaya çıkartmıştır. Kevin kendini korumak için tamı tamına 24 farklı kişilik geliştirmiş. Bunların bir kısmı iyiyken, bazıları öfkeli ve dürtüsel hareket eden kişilikler. Bu noktada, James McAvoy’un oyunculuğuna değinmeden geçemeyeceğim. Tek bir film için birçok karakter çıkartması ve hepsini hakkıyla oynaması filmin başarısında kesinlikle etkili. Şimdi, bu alter kişilikleri daha yakından inceleyelim.

Barry

çoklu kişilik bozukluğu

Barry, aralarındaki en entelektüel ve kültürlü kişilik. Kevin en çok onu örnek almaya çalışır. Filmin önemli bir parçası olan Kevin ve terapi sahnelerinde genelde Barry vardır. Çünkü terapiye en olumlu bakan ve istikrarlı gidebilme ihtimali yüksek olan kişi kendisi. Bir farklı bakış açısına değinmek gerekirse, genelde terapi koltuğuna Barry’nin oturması Kevin’ın psikoloğunun gözünde akıllı ve iyi görünme çabasının bir yansıması da olabilir. 

Dennis

Çoklu Kişilik Bozukluğu

Diğer bir karakterimiz Dennis, ek olarak OKB (Obsesif Kompülsif Bozukluk) sahibi. Çok küçük yaşlardan beri annesi tarafından istismara uğrayan karakterimizin, annesinin titizlik ve mükemmeliyetçilik baskısından dolayı OKB geliştirdiği düşünülebilir. Özellikle terapi sahneleri sayesinde anlıyoruz ki, Kevin’ın neredeyse tüm karakterleri annesi ve annesinin sebep olduğu travmalarla bağlantılı. 

Patricia

Çoklu Kişilik Bozukluğu

Kevin’ın travmalarını destekleyen karakter örneklerinden bir diğeri ise Patricia. Kevin’ın alter kişiliklerindeki anne figürü. Patricia Kevin’ı aynı hayallerindeki ve küçükken ihtiyacı olan anne gibi korur. Fakat buna rağmen, filmde Patricia’nın cezalandırıcı yüzünü de gözlemliyoruz. Patricia karakterinin içinde iyiyi de kötüyü de barındırması, Kevin’ın kendini koruma içgüdüsüne rağmen, aslında annesinin oluşturduğu annelik tanımını içsel olarak değiştiremediğinin en büyük kanıtı. 

Dennis ve Patricia, Kevin’ın çektiği acıları hak etmediğini ve daha önce acı çekmemiş olanların aynı Kevin gibi bunun bedelini ödemesi gerektiğine inanır. Kızları kaçırmalarının altında yatan sebep de bu. Dennis ve Patricia, bahsedilen 24. alter kişilik olan Canavar’ın, küçükken kendini koruyamayan Kevin’ı korumak için geleceğini öne sürer. Ama spoiler verip sizi kızdırmamak adına bu alter kişiliğe pek değinmeyeceğim. 

Hedwig

Çoklu Kişilik Bozukluğu

Son olarak giriş kısmında da bahsettiğim 9 yaşındaki Hedwig ise, Kevin’ın mahrum bırakıldığı ve yaşayamadığı çocukluğu temsil eder. Hedwig sayesinde çocukluğunu tekrar yaşamaya çalışsa da, travmalarını henüz çözümleyemediği için umutlu olduğu kadar sevgiye aç ve buruk bir çocuk olmaktan öteye gidemez. Hedwig, aslında Kevin’ın travmalarını anlamak için terapide en çok incelenmesi gereken karakterlerden biri. Yaşadığı istismarı, çocukluğunu Patricia ile yeniden yazarak değiştirme isteği gerçekten yürek burkan cinsten. 

Filmdeki Diğer Karakterler

Çoklu Kişilik Bozukluğu

Kevin dışında filmde yer alan diğer karakterler; kaçırılan 3 kız çocuğu (Casey, Marcia, Claire) ve Kevin’ın psikiyatristi. Kaçırılan kızlardan Casey karakteri filmde sessiz, sakin bir karakter olarak ele alınsa da, psikolog çerçevesinden baktığımızda 3 kız çocuğundan en çok dikkat çekeni. Diğerlerinden daha çok öne çıkar, çünkü kendisi de aynı Kevin gibi çocukluk travmaları yoğun olan ve sosyal ilişkilerde güçlük çeken biri.

Film, bu noktada bize benzer travmaların etkilerinin kişiden kişiye değişebileceğini gösterir. İstismara uğrayan Kevin, kendini korumak için kişilik üstüne kişilik edinirken, Casey üstündeki etkisi onu daha depresif ve içine kapanık olmaya itmiştir.

Önemli diğer yan karakterimiz ise Kevin’ın psikiyatristi Dr. Fletcher karakteri. Kendisi kişilik bozuklukları alanında uzman ve gözlem yeteneği oldukça kuvvetli. Hayatını bu alana adamış olan Fletcher, psikoloji tarihine geçebilecek kadar alter kişiliği olan Kevin’ı büyük bir ilgiyle tedavi eder. 

Filmde sadece video günlüklerinde yer verilen Jade ve Orwell önemsiz gibi görünse de, Çoklu Kişilik Bozukluğu’yla ilgili kayda değer bir semptoma değinir. Jade karakterinin video günlüğü çekmesinin sebebi, şeker hastalığına sahip olması ve diğer alterlere insülin iğnesini hatırlatmak istemesidir.

Gelelim, işin ilginç kısmına. Kevin’ın hattında veya fizyolojik yapısında şeker hastalığı yoktur, diğer alter karakterlerin de şeker hastalığı yoktur. Fakat Jade alterine geçiş yaptığında, fizyolojik olarak da Kevin’da şeker hastalığı gözlemleniyor. Filmdeki bu kısım da sayılı örneği olan bir durum olsa da, gerçektir. Ve hala günümüzde psikoloji literatüründe alter değişiminin biyoyapısal düzenimizi nasıl değiştirebildiği çözümlenememiş bir gizemdir. 

Psikolojik Aktarımları: Ne Kadarı Doğru, Ne Kadarı Yanlış?

Çoklu Kişilik Bozukluğu

Bu incelememdeki asıl amaç psikanalitik eleştiri yaklaşımı ile filmi sizler için okumaktı. O yüzden yavaş yavaş yazımızın sonuna yaklaşırken, psikolojiye dair aktardığı bilgileri ele almak isterim. Genel hatlarıyla Çoklu Kişilik Bozukluğu ile ilgili doğru semptomatik bilgiler içeriyor. Hastalık hakkında hiçbir şey bilmeyen biri sadece bu filmi izleyerek bile belli doğru bilgileri alabilir.

İzlemesi oldukça keyifli olan bu sürükleyici psikolojik gerilim filminin, DKB (Dissosiyatif Kişilik Bozukluğu) hakkında aktardığı yanlış bilgilere de değinmeden yazıyı sonlandırmak istemem. Doğaüstü güçleri varmış gibi anlatılan Canavar alter kişiliği, bilimsel bir bilgiye dayanmayıp, tamamen filmin ilgi çekiciliği adına manipüle edilerek sunulmuştur. DKB hastalığını bilmeyen kişiler, filmi izledikleri zaman bu rahatsızlığa karşı negatif yönde bir kolektif bilinç oluşturabilirler. Oysa kişilik bozukluğu ile savaşan kişilerin Canavar alteri kadar tehlikeli olması fizyolojik açıdan da imkansızdır. 

Parçalanmışın karakter psikanalizini, etik değerlendirmesini veya eleştirisini yaparken, salt olarak toplumu DKB ve/veya ÇKB hakkında bilgilendirme amacıyla ele alınmadığını ve endüstriye bir noktada uyumlanma ihtiyacını da göz önünde bulundurmak da gerekir. Bir psikolog olarak, filmi izlemenizi tavsiye eder; fakat filmin DKB ile ilgili mitleri desteklediği noktalardan etkilenmeyip, hastalığa karşı önyargı oluşturmamanızı tavsiye ederim. 

Kaynakça

Amerikan Psikiyatri Birliği, (2014). Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı (DSM-5), Tanı Ölçütleri Başvuru El Kitabı. 

Standing, Lionel G.Huber, Herman, (2003). Do Psychology Courses Belief In Psychological Myths?. Scientific Journals Publisher. 

https://doi.org/10.2224/sbp.2003.31.6.585

Psk. İrem Erdoğan

Merhaba, ben Psikolog İrem Erdoğan. 22 yaşındayım. Kendimi bildim bileli psikoloji alanına duyduğum ilgi sonucu, T.C. Maltepe Üniversitesi’nde Psikoloji (İngilizce) Lisans eğitimi aldım. Onur derecesiyle mezun oldum. Bu dönem içerisinde Bilişsel Davranışçı Terapi, Cinsel Terapi başta olmak üzere birçok eğitim aldım. Şu an ise Okan Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji üzerine yüksek lisans yapmaktayım

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir