Boşanma ve İletişim Eksikliği: Marriage Story Örneği

574 kere okundu
21 dakikada okunabilir
Boşanma

Boşanma ve iletişim eksikliği arasındaki ilişkiyi Oscar Ödüllü Marriage Story’den hareketle incelediğim yazım sizlerle.

Bizlerin fikri alınmadan çizilmiş olan hayat rutinimizde “evlenmek” eyleminin de yeri oldukça büyük. İdeal yaşamın akışında “kendimize uygun” olduğunu düşündüğümüz birini bulmamız ve o kişiyle bir ömür birlikte olmamız beklenmekte. Beraberliğimizin daim olacağını birbirimize ve çevremize ilan etsek de, bazen işler planlandığı gibi gitmeyebiliyor. Bazı evlilikler, çeşitli sebeplerden bir anlaşmazlık haline doğru evriliyor. Akabinde ise yıpratıcı bir boşanma süreci takip edebiliyor. Bahsettiğim bu süreci ve barındırdığı inişli-çıkışlı dinamikleri Baumbach’ın Marriage Story’sindeki çiftin boşanma öyküsünden yola çıkarak incelemeye gayret edeceğim.

İletişimin Önemi

İlişkilerde yol ayrımı çok çeşitli sebeplerden meydana gelebilmekte. İlişkide saygı ve güven dejenerasyonu, sosyokültürel yapı farkları, eşler arasındaki cinsel problemler, aile içi şiddet gibi sorunlar bunlardan birkaçı olarak yer almakta. Ancak yapılan araştırmalar, son dönemde boşanan çiftlerin büyük bir kısmının boşanma sebebi olarak “kötü iletişim”i sunduğunu ortaya koymakta (Aktaş, 2011). İlişkilerde iletişimin nasıl kurulduğu ve nasıl sürdürüldüğü çok önemli bir faktör. Sıraladığımız sorunların etkin bir çözüm yoluna kavuşabilmesinin de en güçlü anahtarı.

İkili ilişkilerimizde oluşturduğumuz iletişim, bizlerin karakter altyapısının bir ürünü olarak karşımıza çıkıyor. İletişimdeki aktifliğimiz, şeffaflığımız ve tercih ettiğimiz üslup; sosyal öğrenmeyle harmanlanmış bir kimlik sunumumuz aslında. İletişimi şeffaf ve kuvvetli oluşturabildiğimizde, kendimizi ve ilişkimizi de daha sağlıklı bir hale getiriyoruz. Ancak bazı ilişkilerde iletişim sağlıklı kurulsa da, bu iletişimi sürdürmek zor olabilmekte. İlişkide beklentiler ve duygular deforme oldukça, iletişim de eş zamanlı olarak zayıflamaya başlıyor. Böylelikle, hissedilenlerin konuşulamadığı veya tarafların anlaşılamadıkları düşündükleri noktada iletişim güç kaybediyor. Bu durumda ise iki tarafın ortak bir paydada buluşabilmesi bir hayli zor oluyor.

Marriage Story

Marriage Story, dağıtıcılığını Neflix’in üstlendiği yapımlardan biri. Gelin, Marriage Story’nin merkezinde yer alan Nicole ve Charlie’nin ilişki döngüsünü iletişimlerini de baz alarak beraber değerlendirelim.

Marriage Story, kısaca, Nicole ve Charlie’nin avukatların insafsızlığında savrularak halletmeye çalıştıkları bir boşanma hikâyesini konu alıyor. Filmin genel akışında çiftin romantik ilişki geliştirdiği döneme ve evlilik süreçlerine detaylı bir şekilde tanıklık etmiyoruz. Bunlar yerine tanıklık edilen şunlar; boşanma sürecindeki dalgalanmalar, bu sürece kadar sürüklenmiş beklentiler ve duygular. Şimdi bu dalgalanmaları ve duyguları farklı perspektiflerden sizlere yansıtmaya çalışacağım.

(Yazının ilerleyen kısmı filme dair –spoiler– içermektedir.)

Nicole’ün Penceresi

boşanma

Anlaşılamamak

Filmde Nicole ve Charlie’nin boşanma sürecinden bir kesit gözlemleyebildiğimiz ilk sahne, çiftin ara bulucu ile görüşme sahnesi. Bu sahnede ara bulucu, çiftten birbirleri hakkında sevdikleri özellikleri yazdıkları yazıyı sesli okumalarını istiyor. Ancak Nicole, bu isteği reddediyor ve öfkeyle görüşmeyi terk ediyor. Bu tavır bize filmin başında kısaca yansıtılmış Nicole kişiliğinden beklenmeyecek bir öfke gibi görünse de, ilişkinin alt dinamiklerini görebildiğimizde daha anlamlı bir hale geliyor. Fakat ilişkinin alt dinamiklerini görebildiğimizde daha fazla anlam taşıyor. Filmin genelinde Nicole, ilişki süresince anlayışsızlığa maruz kaldığından yakınmakta. Charlie’den beklediği onayı ve desteği görmediği için çok kırgın. Bu sahnedeki öfkesinin altındaki motivasyon ise daha fazla kırılmak istememesi.

Benlik Yitimi

Nicole’ün filmde boşanma avukatı Nora ile yaptığı konuşma bize bu ilişkinin dinamiklerini Nicole’ün perspektifinden çok berrak aktarıyor. Bu konuşmadan Nicole’ün ilişkideki çatışmaları altına sıkışmış bir “benliğini yitirmişlik” hissine de rastlıyoruz. Nora’ya ilişki geçmişini anlatırken hep Charlie’nin isteklerine göre hayatını şekillendirdiğinden bahsediyor. Kariyerinde geri plana atıldığını ve her daim Charlie’nin gölgesinde var olabildiğini söylüyor.

Konuşma esnasında Nora’ya “Bebek yaparsam ikimize ait bir şey olurdu diye düşündüm,” dediğini görüyoruz. Anlaşıldığı üzere, bu denli eksilmiş hissediyor kendini. Üstelik bebek sahibi olmayı da tekrardan var olabilmenin bir yolu olarak görüyor. Filmde çocukları Henry 8 yaşında, bu ise izleyiciye Nicole’ün bahsettiği duyguları uzun yıllardır bastırdığı hakkında ipucu veriyor. Konuşmanın devamında Charlie’nin kendisine “Bugün ne yapmak istersin?” diye sormasının onun için alışılmadık olduğunu belirtiyor. Nicole’ün gözündeki Charlie algısının bencil ve umursamaz olduğunu anlıyoruz.

Takdir Edilmemek

Nicole’ün, kariyerinde yeni bir basamak olan dizi konusunu gündeme getirdiğinde yine hayal kırıklığına uğradığını görüyoruz. Bir sahnede, Los Angeles’ta çekilecek olan bu diziden bahsediyor eşine Nicole. Fakat ondan beklediği tepkiyi almıyor. Bu hayal kırıklığını ise şöyle dile getirmekte:

Tatlım bu maceraya atılmana sevindim, deseydi belki boşanmayabilirdik.”

Böylelikle Nicole duygularını sembolize ederek bu cümlelerle seyirciye aktarıyor. Aynı zamanda bu cümle ile beraber onun takdir edilmemekten ve küçümsenmekten yakındığını anlıyoruz. Bununla beraber, eğer desteklendiğini hissetseydi, her şeyin başka olabileceğini düşünmekte. Nicole’ün perspektifinden baktığımızda ilişki içinde değerli olduğunu hissedememek, onaylanmamak ve kendisinden uzaklaşmış olmak bu ilişkideki problematik örüntüler. Bir de bu örüntünün Charlie tarafına yolculuğa çıkalım.

Charlie’nin Penceresi

boşanma

Kaçınmacı Kişilik Örüntüsü

Filmin akışında boşanmaya giden yolda Charlie’yi sorumlu tutmak çok olası. Ancak onu anlamak için çocukluğunda yaşadığı duygusal ihmalin ilişkisindeki etkilerini kavramak gerekiyor. Kendi ailesinden daha yakın ilişkiler geliştirdiği partneriyle uzaklaşmak zorunda kaldığı bir döneme giriyor. Charlie’nin film içerisindeki tavırlarından kaçınmacı kişilik örüntüsünü sahip olduğunu söylemek mümkün. Nicole’ün dizi projesine verilen tepkide bu örüntüyü gözlemleyebiliriz. Bu projenin gerçekleşmesi, partnerinin başka bir şehre taşınması anlamına geliyor. Charlie ise bu durumda partnerinin gitmesini istemediğini ifade edemediğinden ve bununla yüzleşmekten kaçtığından dolayı beklenenden farklı tepkiler veriyor. Anlaşıldığı gibi filmin bu sahnesi, açık iletişimin önemini seyirciye çok güzel yansıtıyor. Burada duyguların ifadesindeki zayıflığın ne tür ikilemlere yol açtığı gözümüze ilişiyor.

İletişimsizlik ve Erteleme

Charlie’nin iletişim kurmaktaki kaçınma halini yakalayabildiğimiz sahnelerden birisi ise evde boşanma zarfını bulduğu sahne. Bu zarfla karşılaştığında yüksek bir tepki veriyor. “Boşanmak” eylemini somutlaştıran bu zarfı gördüğünde boşanmayı da istemediğini söylüyor. Ancak ihtiyacının ne olduğu hakkında açıkça konuşmayı reddediyor. Bu noktada bir talepte bulunamıyor, çünkü Nicole’ün de tıpkı öz ebeveynleri gibi ihtiyaç anında orada olmayacağından endişeli.

Filmin ilerleyen sahnelerinde zarfla ilgili halletmesi gereken işlemleri de bir süre ertelediğini görüyoruz. Bu erteleyişi de tıpkı öncekiler gibi gerçek beklenti ve isteklerini ifade edemeyişinin bir yansıması olarak yorumlamak mümkün. Öte yandan, Nicole’ün de iletişim konusundaki eksikliklerine de rastlamak mümkün. Charlie’nin kendisini aldattığını öğrenip bir süre bundan kaynaklanan güvensizlik duygusu ile yaşamış. Bunun hissettirdiklerini ise Charlie’yle konuşmamış, bahsedilmeyen sorunların çatısı altında taşımayı tercih etmiş.

Onaylanma

Şimdi Charlie’nin barda şarkı söylediği sahnenin üzerinde konuşalım. Şarkıda Charlie, ilişkideki ihtiyaçlarını bir dışavurumla seyirciye aktarıyor. Şarkının bir kısmında şöyle söylüyor:

Biri beni sevgiyle boğsun, biri beni ilgi göstermeye zorlasın, bir başarmamı sağlasın. Hayatta kalabilelim diye.”

Bu sahnede Charlie’nin biri tarafından sevilmeye olan ihtiyacını görüyoruz. Yani onaylanmaya ve şefkat gösterilmeye olan isteğinin kelimelere dökülüşünü seyrediyoruz. Buna göre Charlie, ailesinden göremediği şefkati Nicole’de buluyor. Örneğin ,Nicole ona ilişki süresince hep bakım veren rolünü üstlenmekte. Onun saçlarını Nicole kesiyor ve ayakkabısını da Nicole bağlıyor. Bunu kaybedecek olmanın derin üzüntüsü ise bu dizelerinden okunabiliyor.

Geriye Kalan: İletişim Kopukluğu

boşanma

Hikâyeyi iki farklı tarafın penceresinden değerlendirmek bizi ortak sorunun tespitine ulaştırmakta. Bu hikâyede, belki birçok boşanma hikâyesinin derinlerinde saklanan bir iletişim kopukluğunu izliyoruz. Bu nedenle ifade edilememiş kırgın duyguların kalpleri zehirlediği bir döngüye şahitlik ediyoruz. Beklentilerimizi dile getirmeden karşılanmasını talep etmek, bazen beklenenden daha karmaşık sonuçlara yol açabiliyor. Aldatmak ve aldatılmak olgusunun konuşulmaması, boşanma sürecinin anlaşılandan farklı yollarla dâhil edilen avukatlar tarafından yürütülmesi, çocuklarının Henry’e gelecek yaşamları hakkında birbirinden bağımsız şeyler söylenmesi gibi bütün sorunların altında yatan sıkıntının iletişim zayıflığı olduğunu fark etmemek mümkün değil.

Sona Doğru: Püsküren Duygular

Mariage Story

Filmin en sevdiğim sahnesi olan kavga sahnesi hakkında da söylemek istediğim birkaç şey var. Charlie’nin Los Angeles’ta tuttuğu evde geçen bu sahnede, iletişimsizliğin biriktirdiği duygu balonlarının patlama noktasına gelişini izliyoruz. Çiftin sahne süresince “biz ne ara böyle olduk?” dercesine bakıştığını gözlemliyorum. Sahneyi bunca zamandır söylenemeyen şeylerin bir öfke bulutu halinde vücuttan atılma gerilimi sarıyor. O kadar ihtiyaçları var ki bu konuşmayı daha önceden yapmış olmaya…

Öfkenin saldırganlığı ile karakterlerimiz, birbirlerini hassas noktalarından vurmaya çalışıyor. Burada dikkatimizi Nicole’ün annesine benzetilmesinden dolayı duyduğu kızgınlık çekiyor. Aynı şekilde Charlie’nin babasına benzetilmesinden ötürü püskürttüğü öfkeyi izliyoruz. Çiftin ilişki dinamiğindeki döngü, ailelerinden çok güzel yakalanmakta. Nicole’ün annesi çok kontrolcü ve manipülatif bir kişilik. Üstelik eşinin eşcinsel olduğunu bilmesine rağmen ve evlilik süresince hemcinsleriyle cinsel ilişkiye girmesine rağmen eşinden kopamamış bir insan. Nicole, bu hikâyede kendinden parçalar bulduğunda bu benzeşmeyi kabul etmek istemiyor. Farklı bir birey olma arzusunu karşılayamadığı ilişkide, kaygılı bağlantı örüntüsü ile yüzleşmeyi reddediyor.

Charlie’nin tarafından ise kendi babasını andırma ihtimali kaldırılamaz bir suçlama olarak görülmekte. Ayrıca oğlunu ve sevdiklerini ihmal ediyor olma düşüncesi bile dayanılmaz Charlie için. Örneğin, dava sürecinde eve değerlendirmeye gelen kadına Henry ile ilişkisini kanıtlamaya çalışırken ki duygudurumundan bu çıkarımı yapabiliriz. Mutfakta yere yığıldığı sahnede hissettikleri, ailesi ile kurduğu bağın güçsüzlüğünü fark edişinin bir metaforu olarak yorumlamak mümkün. Ayrıca karakterimiz olmak istemediği ve hep kaçtığı bir durumda buluyor kendini: babasıyla kendini özdeşleştirdiği durumda…

Başka Türlü Olabilir miydi?

marriage story

Bu yazıda iletişimin ilişkilerde çok kritik bir rolü olduğunu konuştuk. Umursamaz ve yılgın karakterlerin boşanma öyküsünün arkasındaki hikâyeleri fark edebilmeye fırsat verdik. Ben potansiyel bir boşanma sürecinde susulan çok şey olduğunu görebildiğimde bu filmle kurduğum bağ çok kuvvetlendi. Sizlere ilişkilerdeki iletişimin ehemmiyetini yüreğime dokunarak işleyen bir filmden kesitlerle aktarmaya çalıştım. Bunu ve buna benzer ilişki öykülerini göz önüne getirdiğimde aklımda bir soru beliriyor: Doğru şeyler doğru zamanda ve doğru şekilde söylenebilseydi, bazı şeyler başka türlü olabilir miydi? Sizlerin de bu soru hakkındaki düşüncelerini duymayı çok isterim. Okumaya vakit ayırdığınız için teşekkürler.

Kaynakça

Aktaş, Ö. (2011). Boşanma nedenleri ve boşanma sonrasında karşılaşılan güçlükler (Doctoral dissertation, DEÜ Eğitim Bilimleri Enstitüsü).

Psk. Zeynep Temel

İstanbul doğumluyum. University of Nottingham'ın Psikoloji bölümünden mezun oldum. Bir danışmanlık ofisinde psikolog olarak görev almaktayım. Alanda Bilişsel Davranışçı Terapi, Sanat Terapisi, Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi vb. eğitimler aldım. Okumak, yeni yerler keşfetmek ve seramik yapmak en büyük tutkularımdan. Psikoloji severleri buluşturan bu platformda yazılarım sizlerle!

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.