Bombshell: Bir Male Gaze Meselesi

461 kere okundu
18 dakikada okunabilir
Bombshell

Bombshell (Skandal), Fox News’te yaşanan taciz olaylarını beyazperdeye taşıyan 2019 yapımı ABD filmi.   

2016 yılında, Gretchen Carlson’ın Fox News’in CEO’su Roger Ailes’a açtığı dava dünyanın gündemine bomba gibi düşmüştü. Peki, bu dava neden açılmıştı? ABD’de ve dünyada büyük bir yankı uyandırmasının nedeni neydi? Filme geçmeden önce, Bombshell için ilham kaynağı olan skandalı kısaca hatırlayalım.

Hepimizin bildiği gibi, Fox News ABD’nin muhafazakâr olarak bilinen ve seçim döneminde hararetli seçim kampanyalarına ev sahipliği yapan en ünlü kanalı. Kanalın sahipleri Rupert Murdoch ve iki oğlu. Ancak kanalın yönetim koltuğunda oturan ve söz sahibi olan isim Roger Ailes idi. Ta ki 2016’da yaşanan skandala kadar.

Yıllarını Fox News’e adayan Carlson, kanalla yollarının ayrılmasının hemen ardından, Roger Ailes’ın kendisini taciz ettiği iddiasıyla dava açmıştı. Bombshell‘e adını veren bu skandal, Roger Ailes’ın kanalın yönetim koltuğunda oturduğu ve Donald Trump’ın başkan olmadan hemen önce, seçim kampanyalarının gerçekleştiği çetrefilli bir süreçte yaşanmıştı.

Cesur kadın bir yerlerde aynı mağduriyete uğrayan birçok kadının da sesi olmuştu aslında. Bu yönüyle dava dikkat çekici bir görünüm kazandı. Carlson’ı destekleyenler de desteklemeyenler de dava sürecini yakından takip etmekteydi. Ne de olsa Fox News ülkenin en prestijli kanallarından biriydi. Meslektaşlarından bazıları Carlson’a destek olmuş, bazıları ise onu yalanlamıştı. İlerleyen süreçte Carlson’la aynı mağduriyeti paylaşan meslektaşlarından CEO’nun kendilerini de taciz ettiğine dair itiraflar geldi.

Kanal sahipleri ise güçlenen iddialar üzerine harekete geçmiş, olayın hemen araştırılmasını istemişti. Nihayetinde Rupert Murdoch, hakkında birçok suçlama olan Ailes ile yollarını ayırma kararı aldığını açıkladı. Kanal sahipleri cesur kadından ve aynı mağduriyeti yaşayan çalışanlarından kamuoyu önünde özür diledi. Ayrıca, tahkim sözleşmesi nedeniyle dava kapılı kapılar ardında sonlandırıldı.

İşte, Bombshell Carlson’ın dava sürecini konu alıyor ve yaşanan skandalı seyirciyle buluşturuyor.   

Oyuncular

Bombshell’in başrollerinde Nicole Kidman, Charlize Theron, Margot Robbie ve John Lithgow gibi isimler yer alıyor. Kidman hikâyenin merkezinde yer alan Gretchen Carlson’ı canlandırıyor. Charlize Theron kanalın tanınmış bir diğer yüzü olan Megyn Kelly’e hayat veriyor. Margot Robbie ise kurgu ürünü olan kanal yapımcısı Kayla Pospisil’i canlandırıyor. Hikâyenin kötü kahramanı Roger Ailes’a ise muhteşem oyunculuğu ile John Litgow hayat veriyor.     

Bombshell’e Genel Bir Bakış

Bombshell

Bombshell, seyirciyi Megyn Kelly karakteri ile selamlıyor. O, seyirciyi Fox çalışanları ve birimleriyle tanıştırıyor. Bu noktada, filmin Carlson’ından ziyade, Kelly’i merkeze aldığını söylemek mümkün görünüyor. Çünkü hikâyeyi Kelly’den dinliyoruz. Bu nedenle Carlson’ın Kelly’e kıyasla arka planda yer aldığını söyleyebilirim. Carlson işten çıkarıldıktan sonra, onun ev yaşamından kesitler görüyoruz filmde. Sıklıkla da çocuklarıyla ilgilendiğine ve avukatlarıyla hararetli geçen görüşmelerine şahit oluyoruz. 

Pospisil: Mağdur Kadınların Temsili

bombshell

Diğer bir yandan Fox News’te olup bitenlere dair kesitlerle karşılaşıyoruz. Bu noktada, kurgu karakter olan Pospisil’in konumunun önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü Ailes’in kadın çalışanlara yönelik tutumuna özellikle Pospisil üzerinden ayna tutuluyor. Şöyle ki: Pospisil genç ve güzel bir kadın. Kendisi televizyon sektöründe arka planda değil, ekran önünde yer almak istiyor. Bir şekilde, Ailes ile görüşme fırsatı yakalıyor. Başına geleceklerden habersiz bir şekilde yaşlı adamın yanına gidiyor. Ardından ekran karşısında yer almayı istediğinden söz ediyor. Bakışlarıyla genç kadını süzen Ailes, kadından ayağa kalkmasını istiyor. Bu işin temelde bir görüntü meselesi olduğuna dikkat çekiyor adam.

Pospisil, biraz şaşkın biraz da hak verircesine adamın verdiği komutları yerine getiriyor. Ailes, ondan eteğini yukarıya kaldırmasını istediğinde, genç kadın şaşkınlığını gizleyemiyor. Fakat yaşlı adam işlerinin doğası gereği bunun bir gereklilik olduğunu söylüyor. Posipil çaresizce onun isteklerini yerine getiriyor. Bombshell‘in en vurucu sahnelerinden biri buydu sanırım.

Pospisil’e hayat veren Margot Robie, kadının içinde bulunduğu zor durumu seyirciye başarılı bir şekilde yansıtmış. Seyirci bir yandan istismara uğradığının farkında olan kadının gözlerinin dolduğuna şahit oluyor. Diğer bir yandan da yaşlı adama boyun eğdiğine. Ardından Ailes genç kadına onun isteğini yerine getirebileceğini ancak sadakate çok önem verdiğini, bu sadakati kanıtlamasının bir yolu olduğunu söylüyor. Bu sahne Fox News’te kadınların yaşadıklarına dair adeta bir temsil oluşturmakta.

Odadan çıkan Pospisil durumu bir arkadaşına anlatmak istediğinde, arkadaşı onu dinlemek istemediğini söylüyor. Bu sahneyle, aslında kapılı kapılar ardında neler döndüğünün az buçuk herkesin farkında olduğunu anlıyoruz. Fakat kimsenin bu gerçekleri dile getirme cesaretinin olmadığını, bu nedenle dönen dümenlerin hasıraltı edildiğini görüyoruz. Bu etkileyici sahnenin yanı sıra, Kelly’nin ağzından kadınların burada pantolon giymelerinin yasak olduğunu, sunucuların önünde bulunan masaların şeffaf olmasının bile bilerek seçildiğini öğreniyoruz.

Carlson: Başkaldırının Temsili

Bombshell

İlerleyen süreçte, Carlson’ın dava açmasıyla kanalın prestiji sarsılıyor tabii. Haber bütün çalışanların ve halkın kulağına gidiyor. Bir yanda Ailes’e destek verenler, diğer bir yanda ise içten içe Carlson’ın davasını kazanmasını isteyenler. Bu arada, Pospisil’in de terfi ettiğini görüyoruz. Bu da seyirciye, Pospisil’in yaşlı adama sadakati bir şekilde göstermiş olduğunu kanıtlıyor. 

Carlson ise günlerini aynı mağduriyeti yaşayan kadınların kendisine destek olacağını bekleyerek geçiriyor. Ancak hiç kimse taciz davası adı altında bir haberle anılmak istemiyor. Böyle olsa da en sonunda, Fox News’in Carlson gibi köklü çalışanlarından bir diğeri olan Kelly’nin itirafı ile beraberinde tüm kozlar Carlson’ın eline geçiyor. Fox News sahibi Murdoch devreye giriyor ve olaya el atıyor. Ailen’ın işine son verip mağdur kadınlardan kamuoyu önünde bir özür açıklaması yapıyor ve kadınlara mağduriyetlerinin karşılığında para ödüyor.   

Bobmbshell: Male Gaze’in Çarpıcı Bir Örneği       

Bombshell, Kelly’i olayın öznesi olan Carlson’ın önüne koyması nedeniyle bir takım eleştiriler aldı. Fakat her ne olursa olsun, sonrasında MeToo ve Time’s Up hareketlerine yön veren bu çarpıcı hikâyenin beyazperdeye uyarlanması dikkate değer. Özellikle, gerek kurgu gerekse de gerçek karakterler üzerinden kadına yönelik taciz ve şiddet noktasında farkındalık yaratması açısından.

Bir başka açıdan, Fox News’te yaşananları feminist teorinin önemli kavramlarından, Male Gaze’in (Erkek Bakışı) bir sonucu olarak ele almak mümkün görünüyor. Şöyle ki: Male Gaze kavramı, kadın erkek bakışının bir öznesi olduğuna dikkat çekiyor. Böylelikle kadınlar erkek tarafından objeleştiriliyor. Bu objeleştirme “kadının erkek için yalnızca bir araç olduğu” türünden çarpık bir fikir ile sonuçlanıyor.  

Böyle bir ilişki, aynı zamanda kadın ve erkeğin arasında kurulan ilişkinin “doğal” olarak eşit olmadığını bizlere gösteriyor. Çünkü erkek, bakan konumuna; kadın ise bakılan veya kontrol edilen bir nesneye indirgeniyor. Bu çarpık bakış açısı, haliyle kadının erkeğin isteklerine göre şekillenmesi gerekliliğine işaret ediyor. 

Fox News’te kadınların pantolon giymelerinin yasaklanması, kadınların kostümlerinin dar ve kısa elbiseler olması, ekranda yer alan masalarının şeffaf olması (ki böylelikle bacakları görünüyor), saç ve makyajlarının her zaman düzgün olması, patronların isteklerini yerine getirmesi gibi örnekler kadının Male Gaze üzerinden kurgulandığını gösteriyor.   

Neden?

Peki, bu bakış karşısında kadın neden boyun eğiyor? Aslında sorunun cevabı çok basit: Kadını ataerkil yapıya entegre eden sistem. Küçük yaşlardan itibaren, sistem kadın ve erkeklerin rollerini “düzgün” yapabilmeleri için elinden geleni yapıyor. Kadınlara henüz küçük yaşlarda bir obje olmanın en ince nitelikleri öğütleniyor: Uslu dur, güzel ol, ince ol, dik başlı olma, kaba olma… vs. Erkeklere ise “delikanlı ol”, “sert ol”, “yumuşak olma”… vb. şekilde öğütler dikte ediliyor.

Başka bir deyişle, erkeğe “kontrol eden” ve kadına “kontrol edilmesi gereken” olması gerektiği yönündeki davranış biçimleri çok küçük yaşlarda aşılanıyor. Bu aşılama, dört bir yandan yapılıyor: Aile, moda ve güzellik endüstrisi, reklamlar, sinema ve müzik sektörü de buna dâhil. 

Sonuç olarak, erkekler toplumda olduğu gibi mikro topluluk (iş yaşamı) içinde de “kontrol eden” konumunda oluyorlar. E tabii, kadının payına düşen kontrol edilen olmak. Kontrol eden konumunda olan erkek, gücünü sistemin bizzat kendisinden alıyor. Kadının doğal olarak kontrol edilmesi gereken bir obje olduğunu bildiğinden ise her şeyi yapmaya kendinde hak görüyor. “Yaptıklarım bir gün açığa çıkar mı?” diye hiç düşünmeden -ki çıksa bile “ne de olsa kadını kontrol etmenin doğal bir görevi” olduğunu bildiği için- yapıp etmelerde bulunuyor. Tıpkı Roger Ailes örneğinde olduğu gibi.   

Bombshell ve Farkındalık

Yazıya son vermeden önce, her ne kadar bu türden olayların hiç yaşanmamasını istesek de kadına yönelik taciz ve şiddet ifşalarının dönüştürücü bir güce sahip olduğunu belirtmek gerekiyor. Mesela, Carlson’ın ve Fox News kadınlarının ifşaları MeToo ve Time’s Up hareketlerini alevlendirdi. Holwyood dünyasının ünlü isimlerinden cinsel istismara uğradıklarına dair peş peşe itiraflar geldi. Bu itirafların, yaşadığı istismarları olağanlaştıran kadınlar üzerinde farkındalık yaratması kaçınılmaz oldu.  

Temennim, kadınları henüz küçük yaşlarda “kontrol edilmesi gereken” bir obje olarak dayatan sistemin eleştirisini yapan seslerin çoğalması ve bu seslerin her kesimden kadına ulaşabilmesini sağlayacak olan araçların yaygınlaşması yönünde. Bu araçlardan en etkili olanlar arasında sinema yer alıyor. Bu açıdan, Bombshell olumsuz tüm eleştirilere rağmen övgüyü hak ediyor.           

Kaynakça

https://en.wikipedia.org/wiki/Male_gaze

https://en.wikipedia.org/wiki/Feminist_theory

Ahsen Kurtuluş Bilir

Felsefe ve Sosyoloji mezunuyum. Mezun olduktan sonra; Çocuklar için Felsefe (P4C), Akıl ve Zeka Oyunları Eğitmeni, İçerik Editörlüğü alanlarında sertifikalar aldım. Kendimi şöyle tanımlıyorum: Araştırıyor, Okuyor, İzliyor, Düşünüyor ve Yazıyor.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.