Cici: Hatırlama Üzerine Bir Film

404 kere okundu
17 dakikada okunabilir
1
cici

Cici, Berkun Oya’nın yazıp yönettiği 2022 yapımı bir Netflix filmi. Masum ve Bir Başkadır gibi çok sevilen dizileri yazıp yöneten Berkun Oya’nın yeni projesini merakla bekliyorduk. En son, Taylan Biraderlerin Azizler filminde senarist olarak görmüştük kendisini, Azizler yapı olarak çok daha farklı bir filmdi. Cici, tam anlamıyla bir Berkun Oya metni. Filmde Fatih Artman, Yılmaz Erdoğan, Ayça Bingöl, Funda Eryiğit, Olgun Şimşek, Okan Yalabık, Nur Sürer gibi usta oyuncular yer alıyor. Gelin şimdi eksi ve artılarıyla Cici‘yi inceleyelim.

Cici: Bir Berkun Oya Filmi

cici

Cici’nin konusundan bahsedecek olursak; film babalarının kaybından sonra köyden kente göçmüş bir ailenin otuz yıl sonra eski evlerine gelişini konu alıyor. Karakter değişimleri, mekân değişimleri üzerine güzel noktalara değiniyor.

Filmin başında, bizi siyah beyaz bir televizyon ekranı karşılıyor. Filmin ilk bir saati bizi geçmişe götürüyor. Ailenin köyde geçen zamanlarını, eski televizyon kanallarını, eski müzikleri ve bir aile hikâyesini izliyoruz. Eskide geçen sahneleri ara ara güncel sahneler bölüyor. Bir anlık hızlıca geçen günümüz sahneleri, mekânın değişimi açısından güzel bir hatırlama. 

Cici, Berkun Oya’nın güçlü yönlerini içinde barındıran bir film. Bir Başkadır ile Netflix için büyük ve güçlü bir işe imza atmıştı. Sonunda kendi yazıp yönettiği bir filmle karşımızda. Bir Başkadır’a yapılmış eleştirilerden biri, Berkun Oya’nın toplumun farklı kesimlerinden insanları karikatürize ettiğiydi.

Bu film, tam anlamıyla aynı aile bireylerini izlediğimiz bir film. Aynı zamanda, mekân olarak tek bir mekân kullanması ile diğer uzmanlık alanı olan tiyatrodaki becerilerini iyi gösteriyor. Mekânı ve o mekân içerisinde karakterlerin mizanseni şüphesiz tiyatrodan gelen güçlerinden. Bunu da filmin içinde çok iyi bir şekilde kullanmış.

Berkun Oya, Bir Başkadır’a kıyasla daha küçük bir hikâye kurmuş. Filmde aile karakterleri kadar ev de önemli bir role sahip. Sadece karakterlerin değil evin de zamanla değişimine şahit oluyoruz. Karakterlerin o ev dışındaki halleriyle ilgili nerdeyse hiçbir şey görmüyoruz. Sanki seyirci olarak biz o eviz. O evin içinden hatırlıyoruz. Karakterler eve geldikçe değişimlerini görüyoruz. Filmin tamamına yayılan o büyük sırrı da bir tek o ev biliyor. Seyirci olarak öğrenmeye can atsak da filmin sonuna kadar bu sır devam ediyor. 

Film İçinde Film

cici

Film, epizodik olarak ele alındığında iki bölümden oluşuyor. Bu iki bölüm arasında da lineer bir hikâye anlatmıyor. Hatırlama ve hafıza filmin ana meselesi olarak karşımıza çıkıyor. Bunu, ikinci epizoda geçtiğimizde tam olarak anlıyoruz. Çünkü aynı evde, ailenin ortanca çocuğu olan Kadir tarafından geçmişte yaşanmış olayları anlatan bir film çekiliyor.

Kadir’in babası ile geçen travmatik bir anısı üzerinden de bir sahne kurulduğunu görüyoruz. Filmin ilk yarısında bu sahnenin gerçeğini gördüğümüz için hatırlama dediğimiz şeyin ne denli kişiye özgü olduğunu da görüyoruz.

Gerçekte o sahnede baba, daha sitemkâr sözlerle çocuğu hortum ile ıslatırken, filmde küfürler ediyor ve çok daha sert bir tavır ile ıslatıyor. Kadir’in hafızasında baba karakterinin bizim gördüğümüzden çok daha acımasız bir şekilde vücut bulduğunu anlıyoruz. Aynı zamanda anne karakteri de o olayın o şekilde olmadığını, o gün kar olmadığını sitemkâr bir şekilde oğluna söylüyor.

Tüm bu sahne, hafıza dediğimiz şeyin aslında ne kadar da sübjektif bir şey olduğunu bize gösteriyor. Hatırladığımız anıları yıllar içinde farklı formlara getirebiliyoruz. Anne karakterinin, filmden kötü etkilenmesinin sebeplerinden biri de bu. Yıllar önce vefat eden eşinin filmde kötü gösterildiğini düşünmesi üzerine itiraz ediyor.

Film boyunca karakterlerin etrafında bir kamera var. Bu, çocukluk zamanlarında babanın kamerasıydı. Kamera imgesinin şüphesiz güçle bir ilgisi var. Daha önce defalarca işlenmiş olan, artık bir tabir haline gelen “silah gibi kamerasını tuttu” tabirini burada da görüyoruz.

Baba, çocukların kameraya dokunmasını dahi istemiyor. Onu sadece belli zamanlar eline alıyor. Kendi istediği zamanlar, kendi istediği şeyleri çekiyor. Kadir de büyüdüğünde kamerayı eline alıyor. Bunu mesleği haline getiriyor ve babasından öç alır gibi onu istediği şekilde hatırlama ve anlatma üstünlüğünü ele geçiriyor. 

Karakter İncelemeleri

cici film inceleme

Baba karakteri olan Bekir, gençlik zamanlarında Almanya’da işçi olarak çalışmış. Köyüne gelip o boyutta bir aile için devasa olan o evi yaptırmasının altında da Almanya’da tek göz odada sıkıştığı evler yer alıyor. Kadir’in aklındakinin aksine çok kötü kalpli bir baba karakteri yok aslında. Dönemin ruhu içinde var olan, kendi otoritesini kurmaya çalışan, toplumsal erkeklik rolleri denilen şeylere körü körüne bağlı bir karakter görüyoruz. O dönemde köyde çaldığımız her on kapıdan sekizinde göreceğimiz karakterler gibi. Bekir karakterinin eşi Havva ile ilişkisinin problemlerinin nerden başladığını film bize açık etmiyor. Ben bu anlatımı güzel buldum. Filme dair açık bir alan oluşmuş.

Cici’nin ilk sahnesinde bir hemşire reklamı izliyor oluşumuz tesadüf değil. Havva karakteri, filmin devamında da anlayacağımız gibi hemşireliğe özeniyor. Hatta çocuklarının yüksekokul okumasını istediğini söylediği sahnede kızının hemşirelik okuluna gitmesini istediğini söylüyor.

Filmin devamında da birçok sahnede hemşirelik ve hemşireler ile ilgisini görüyoruz. Böyle bakıldığında o dönemde hayalleri olmasına bile izin verilmeyen, evlenen, çocuk yapan, çocuklarına ve eşine hizmet etmek dışında bir hayatı olmayan bir kadın olduğunu anlıyoruz. Evlilik hayatından ve eşinden de memnun olmadığı birçok sahnede gösteriliyor. Bu hayatın içinde var olma çabası gösteren o kadın, kızının “Acıların Kadını” şarkısını açıp, eğlenerek dans etmesine sinirleniyor. Şarkının sözlerini dinlediğimizde Havva karakterini ve yaşadıklarını tahmin edebiliyoruz. 

Ailenin büyük çocuğu ve tek kızı olan Saliha da kendince bir aşk yaşıyor. Hem de babasının kardeş sayılırsınız dediği Cemil ile. Saliha ve Cemil arasında günümüzde geçen sahneler filmin bağlayıcılığı açısından güzel bir köprü kuruyor. Aynı zamanda Saliha karakteri Berkun Oya’nın eleştirmeyi sevdiği karakterlerden biri haline dönüşmüş. Geçmişte köyden ayrılmak istemeyen, yüksekokula gitmek istemeyen, arabesk şarkılarda dans eden Saliha’nın yerini şehirli, herkesin üstünde konumlanan, buyurucu biri almış. Bu yüzden de Yusuf, Saliha’yı utandırmak adına yıllar sonra ablasına o dans ettikleri şarkıyı açıyor. Seni hatırlıyorum der gibi. 

Cici: Teknik Analiz

cici

Cici, teknik açıdan çok fazla noktaya değinilebilecek bir film. Çünkü gücünün çoğunu bu teknik tercihlerden alıyor. İlk olarak, oyuncu seçimlerinden başlamak isterim. Berkun Oya, bu filminde de birlikte çalışmayı sevdiği Fatih Artman, Funda Eryiğit gibi isimleri yanına almış. Oyunculuklar çok başarılı, bu konuda özellikle değinmek istediğim iki isim var. Birincisi Olgun Şimşek, müthiş bir performans gerçekten. Karakteri resmen yaşamış ve bu seyirciye çok iyi bir şekilde geçiyor. Diğer kişi ise Nur Sürer, ağzımızı açık bırakan bir performansı vardı. Filmin yıldızı desek abartı olmaz sanıyorum. 

Berkun Oya’nın reji tercihlerinden bahsedecek olursak; filmde yakın plan çok az sahne görüyoruz. Yönetmen genellikle genel plan tercih etmiş. Bir Başkadır’da da çok fazla kullanılan zoom’ları burada da görüyoruz. Berkun Oya, bu reji tercihleri ile karakterlere belli bir mesafeden durmayı başarıyor. Bu genel planlar ile mekânı her daim sahnenin içinde tutmuş oluyor.

Burada da filmin dokusuna uygun bir seçim var. Bence bir diğer bahsetmeden geçilmeyecek şey ise makyaj. Funda Eryiğit ve Nur Sürer karakterleri arasındaki geçiş çok etkileyici bir biçimde gerçekleşiyor. Bunda en önemli etmen ise Funda Eryiğit’in makyajı. Nur Sürer’in gençliğini oynadığı için ona benzetilmiş ve bu çok başarılı bir şekilde yapılmış. 

Bir Başkadır ile bir Ferdi Özbeğen furyası oluşmuştu. Berkun Oya, müzik seçimleri ve ses tasarımı konusunda zaten çok başarılı bir yönetmen. Cici’de de bu konudaki başarısını devam ettiriyor. Müzik kullanımları, ses kullanımı, televizyonda kullanılan sesler gibi birçok detay film için hikâyeyi etkileyici kılar nitelikte. Seyirciyi aşırı yönlendiren, duygu manipülasyonu yapan bir müzik kullanımından ziyade sahneyi besleyen bir müzik kullanımı tercih ediliyor. Berkun Oya’nın alameti farikalarından biri. 

Son Olarak

cici

Cici ile ilgili düşüncelerimi toplayacak olursam; Cici’yi Netflix kataloğunda görmek çok güzel. Dijital platformların, birbirine benzer oryantalist içerikler yerine bunun gibi iyi sinema yapıtlarına ihtiyaçları var. Berkun Oya da Netflix’in kaybetmemesi gereken isimlerden biri. Cici, üzerine iyi düşünülmüş ve hatırlama ve hafızayı merkezine alarak iyi bir hikâye anlatıyor. Aynı zamanda iyi bir reji tercihi var .

Filme eleştirim ise filmin göbeğine koyduğu katarsisi zayıf buldum. Çocuğun anı olarak travmalaştırdığı an, diğer herkes için büyük üzücü bir ana dönüşüyor. Bu hissin aynı gücüyle seyirciye geçmediğini düşünüyorum. Tabii ki üzücü ve travmatik olabilecek bir anı olabilir bu an ama bu sahnenin travmatik yoğunluğu seyirciye aynı şekilde geçmiyor. Bu konuda filmin yapısında bir aksama yaşanıyor. Yine de Berkun Oya, diğer projelerini de merakla takip edeceğimiz isimlerden biri. Cici de keyifle izlediğim filmlerinden biri oldu.

Tuğçe Kozak Arman

Merhaba, ben Tuğçe Kozak Arman. Mühendislik eğitimimi tamamladıktan sonra, gönül verdiğim sinema eğitimimi almak için Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ne başladım. Hali hazırda eğitimime devam ediyorum. Aynı zamanda okuduğum kitaplarla ilgili sohbet ettiğim bir YouTube kanalım var. Onun dışında da çeşitli projelerde senaryo yazarlığı yapıyorum ve yayına hazırladığım kitabım var. Sinemadan bahsedecek olursak, benim de yolumu ustalar çizdi. Alfred Hitchcock, Kubrick ve Kieslowski favori yönetmenlerim. Favori filmim ise yıllardır hiç değişmedi. O da Hitchcock’un Psycho’su. Yıllardır kusursuzluğunu kaybetmeyen bir film.

1 Comment

  1. Güzel bir inceleme olmuş, ek olarak biraz ağır işleyen bir film olmuş, daha kısa yada daha dolu olabilirdi sanki 🙂

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.