Sona Kalan Kadın Temsilini Gördüğümüz 10 Film

699 kere okundu
20 dakikada okunabilir
sona kalan kadın

Sizin için hazırladığımız 10 filmi içeren bu liste kapsamında; motivasyonları, kendilerine özel hikâyeleri ve güçlü temsil özellikleri ile sinemada öne çıkan sona kalan kadın temsillerini mercek altına almaya çalıştık.

Ancak derlediğimiz listeye geçmeden, kadınların sinemada temsil edilme şekilleri hakkında birkaç şey söylemeden geçmek istemeyiz. Sinemanın doğuşu, kurumsallaşması ve bugüne dek süren yolculuğu sırasında kadınların her alanda olduğu gibi erkeklerin gerisinde bırakıldığını, bıraktırıldığını söylemek mümkün. Bu durum kendisini; kadınların sektör içindeki yoğunluğuna, anlatılardaki temsillerine ve hikâye boyunca aldıkları süreye dahi yansıma eğilimi göstermekte.

Pek çok türün uylaşım doğasında edilgen olarak yer alan kadın karakterler, çoğu zaman erkek karakterlerin kurtarması gereken muhtaç özne-nesne ikiliği içinde karşımıza çıkmakta. Bu uylaşım, özellikle korku türünün yapısal özellikleri arasına sızmış durumda. Kadınları hikâyenin hep birkaç adım dışına iten bir dinamik olarak da dikkat çekmekte.

Kadın mücadelesinin yükselişi, cinsel özgürleşme talebi ve karşı kültür hareketlerinin toplumsal alanda yürüttüğü mücadelelerden sinemanın da ister istemez nasibini aldığını belirtmek gerekir. Politik hareketlerin dünyanın pek çok bölgesinde farklı talepler ile yükseldiği 1960’lı yılların ortası ile 1970’li yılların ortasında yer alan tarihsel periyot; aynı zamanda geleneksel sinema anlatısında ve ana akım sinemada devrim niteliğinde dönüşümlerin de yaşandığı bir dönemin oluşmasını sağlar.

Hollywood’da Değişim Rüzgarları ve Sona Kalan Kadın

Bu dönemde üretilen filmlerin çoğunluğunda, kadınların geleneksel temsillerinin dışında karşımıza çıktıkları gibi aynı zamanda daha güçlü yapılar olan tür sistemleri de belli başlı tavizler vermiştir. Bu tavizi yaratan dinamikler arasında kuşkusuz hem toplumsal alanda sürmekte olan mücadeleler hem de sinema sektörünün içerisinden çıkan politik hat etkili olmuştur.

Sinema tarihinin ve sinema aygıtının tam anlamıyla bu yaşananlar ile dönüştüğünü söylemek zor. Ancak büyük bir gelişimin ve ilerlemenin ayak sesleri bu dönemde ortaya çıkmıştır. Günümüzde sürmeye devam eden temsil düzeni, her geçen gün yeni film örneklerinin karşımıza çıkmasını sağlamakta. Bunun için günümüz sineması ve özel olarak korku, suç, gerilim janrlarını düşünebiliriz. Baktığımızda, kadınların anlatının merkezinde geçmişe oranla daha çok yer aldıklarını söylemek mümkün. Aynı zamanda onların anlatıyı sürükleyen özneler olarak temsil edildiklerini de.

İşte son yıllarda aktardığı mücadele temsili ile hafızalara kazınan 10 sona kalan filmi:

Modern Bir Sona Kalan Kadın Hikâyesi: The Hunt 2020

Ormanlık bir alanda uyanan ve birbirini daha önce görmemiş 12 insan, kendilerini uyandıkları an bir av ritüelinin içinde bulur. İlk bakışta ne olduğunu anlamazlar. Birbirine yabancı olan karakterler, anlatı akışı ilerledikçe kaçırıldıklarını ve bir ritüelin parçası olduklarını anlamaya başlar. B filmlerini andıran tematik-sinematografik yapısı ve bol kanlı stilize tarzı ile son dönemde dikkat çeken filmler arasında The Hunt’ı da şüphesiz saymak gerektiğini belirtmek isteriz.

Anlatının başında sıradan bir aksiyon-gerilim tür filmine adım attığımızı düşünsek de hikâyenin ilerlemesiyle birlikte politik tercihini de açıkça bize sunduğunu görmeye başlarız. Yapım, üst sınıfın eğlence ve mizah anlayışını sarkastik bir şekilde ele alıyor. Aynı zamanda bunu yaparken, merkezine sona kalan kadın temsilini alarak anlatısını inşa ediyor. Aksiyon ve gerilim severlerin çoktan izlediğini düşünsek de gözden kaçıranlar için Craig Zobel’ın filmini not etmek isteriz.

Yeni Bir Sona Kalan Kadın Uyarlaması: Black Christmas 2019

Korku alt türleri arasında en çok dikkat çekenler arasında yer alan ve günümüzde hâlâ popülerliğini sürdürmeye devam eden slasher türü, belki de sona kalan kadın temasını sinemaya armağan etmiş bir alt tür olabilir. Buna rağmen slasher türünün içerisinde yer alan ve tarihsel süreçte karşımıza çıkan pek çok film örneğinin sorunlu kadın temsilleri ile dikkat çektiğini de belirtmek isteriz. Belki de bu yüzden slasher türünü ikiye ayırarak sona kalan kadın temsilini içeren ve kurban-mağdur kadın mitini yeniden üreten film gruplaması yapabiliriz.

Bu uzun girişin ardından listemizin ikinci sırasında yeniden uyarlama olarak karşımıza çıkan Black Christmas yer alıyor. Yapım, mevcut tarihsel ve politik ilişkilerin temsile ne kadar etki edebileceğinin kanıtları arasında yer almakta. İlk filmin sona kalan kadın fikri daha da ileriye götürülerek kadın dayanışmasının bütünleşmiş bir örneğine dönüşüyor demek yanlış olmayacaktır.

Aynı zamanda Trump Dönemi’nin ayrımcı ve ötekileştirmeye dayalı politik atmosferine güzel bir cevap niteliği taşımakta. Black Christmas, Amerika’da kadın olarak yaşamanın ve mücadele etmenin güncel örnekleri arasında yer alıyor.

Türler Arası Geçiş: Ready or Not 2019

Ready or Not, kara mizah ve korku ögelerini hibrit bir şekilde kullanıyor. Başka bir deyişle, korkuturken güldürüyor desek yalan olmaz. Grace evliliklerinden sonra kendini damadın ailesi tarafından bir sınava tabi tutulmuş olarak buluyor. Ancak o kesinlikle klasik bir sona kalan kadın değil. Aynı zamanda bir sistem eleştirisinin de vücut bulmuş hali.

Olaylar filmin başında hızlıca başlasa bile aksiyonu ve enerjisi çok yüksek bir yapım. Bu nedenle 95 dakika boyunca merakla ve heyecanla izletiyor kendisini. Samara Weaving’in komedi ve korku unsurlarını başarılı bir şekilde birleştiriyor. Onun başarılı oyunculuğu bile listemizi okuduktan sonra hemen filmi açmanız için yalnızca bir sebep!

Suçun Karşı Konulmaz Hafifliği: Knives Out 2019

Rogue One: Bir Star Wars Hikâyesi ve Star Wars: Son Jedi sonrasında eleştirilerin uğrağı haline gelen Rian Johnson, Knives Out ile bir anda övgülerin odağı haline geldi diyebiliriz. Özellikle birbiri ile oldukça yakın ilişki içerisinde olan gerilim ve suç türlerinin etkili bir bütünleşmesi olduğu söyleyebiliriz Knives Out için. Sona kalan kadın temasının baştan sona geçerli olması da cabası.

Ana de Armas’ın canlandırdığı Marta karakteri özelinde aile trajedisi temasının günümüzde melodram dışında farklı türlerde karşımıza çıktığını söyleyebiliriz. Dram ve melodram türüne ait olan kimi tematik özelliklerin gerilim atmosferi ile birleştiğinde ne kadar da etkileyici olduğunu söylemeden geçmeyelim.

Knives Out oyuncu kadrosuyla da adeta bir yıldızlar geçidi. Aynı zamanda sona kalan kadın temasının polisiye-gerilim türlerinde de nasıl işlenebileceğinin en güzel örneklerinden birisi şüphesiz.  

Politik Bir Deneme: Us 2019

Jordan Peele’ın ilk filmi Get Out ile korku sinemasına yeni soluk kazandıran yapımlar arasında. Kuşkusuz Peele soluğu hiç kesilmeden bunu yeni filmi Us’a da taşımış. Film, korku sinemasının temel uylaşımlarına sahip. Ayrıca karanlık atmosferi ve gizemli karakterleri ile etkili bir sinema deneyimi sunmakta. Bunu yaparken Amerikan tarihinin karanlık yanlarına uzanmaktan ise kesinlikle geri durmuyor.

Bir aile trajedisi gibi başlıyor yapım. Fakat anlatı akışı ilerledikçe bir ulus trajedisini açıkça ele aldığını fark ettiriyor Us. Lupita Nyong’o’un göz kamaştıran oyunculuğu ile listemizin vazgeçilmezleri arasında diyebiliriz. Us’ın karanlık ve ürpertici atmosferi politik alt metni ile buluştuğunda günümüz korku sinemasının en etkili örnekleri arasına gireceği kesin.

Folk Horror İş Başında: Midsommar 2019

 Henüz izlemediyseniz bile mutlaka hakkında bir şeyler duymuşsunuzdur Midsommar’ın. Yapım tüm süre boyunca “bu da mı olacaktı?” diye sordurtan bir folk horror filmi. Elbette folk horror alt türünü var etmediğinin ve kendinden önce gelen örneklerden beslendiğinin farkındayız. Fakat türün ögelerini aktif ve etkin bir biçimde kullanması sayesinde korkuyla ilgisi olmayanları bile folk horror ile tanıştırdığı için özel bir konumda.

İsveç’e bahar bayramını kutlamaya giden bir grup gencin kendilerini pagan ritüelinin tam ortasında bulmaları yeterince ilgi çekici bir olay diye düşünüyoruz. Peki ya final kızımızın nasıl hayatta kaldığını bilmek istemez misiniz? Bizim için en can alıcı nokta da bu zaten, dolayısıyla ağzımızı tutamayıp spoiler vermeden önce bu yazıyı burada sonlandırıyoruz. Midsommar’ı bir an önce izlemeni öneriyoruz!

Sektöre ve Temsile Bakış: The Invisible Man 2020

Bilimkurgu yazınının kurucu ataları arasında yer alan H. G. Wells’in Görünmez Adam romanı ilk olarak 1933 yılında James Whale tarafından sinemaya uyarlanır. İlk filmin sinema tarihinde ve özel olarak tür sinemasında bırakmış olduğu etki kuşkusuz sürmekte. 2020 yılında yani Wells’in romanından yaklaşık 120 yıl ve Whale’in orijinal uyarlamasından ise 90 yıl kadar sonra Leigh Whannell tarafından sinemada yeni bir Görünmez Adam uyarlaması ile karşılaşma şansı yakaladık.

Bu yeni uyarlamanın, sinemanın, kültürden ve temsilden ne kadar çok etkilendiğini gösterdiğini görmüş olduk. Elizabeth Moss’un hikâyenin her anına kazınan oyunculuğu ve Whannell’in yönetimiyle sürpriz yaratan bir yeniden uyarlama.

Film, roman ve ilk filmin mirasını devam ettirmekte. Aynı zamanda kadınların her an maruz kaldığı ataerkinin bilimkurgu motifi ile buluşmasını özenle anlatıyor. Anlatının baştan sona, sona kalan kadın teması üzerine kurulmuş. Böyle olması filmi, listemizin kaçırılmaması gereken üyeleri arasına sokuyor diyebiliriz.

Bir Slasher Uyarlaması: Slumber Party Massacre 2021

Slumber Party Massacre’ın orijinali 1982 yılında vizyona girmişti. “Modern yeniden çevrimi” olarak nitelenen 2021 versiyonu ise belki de listemizin en ilgi çekici filmi. Mirasını Amerikan slasher alt türünden alan bu filmin en önemli özelliği yönetmeninin kadın olması.

Hem slasher alt türüne olan takdirini sunan hem de anlatıyı tamamen kadın kurbanlar üzerinden yürütmekte film. Ayrıca kadın dayanışması üzerinden okumalara da çok açık. Aynı zamanda film bir tane değil, birden fazla sona kalan kadın ile bitiyor. Bu açıdan yapım farklı bir anlatı geleneği oluşturmayı başarıyor.

Sinemaya ve Korkuyua Dair: Last Night In Soho 2021

Edgar Wright’ın türler arası geçişten zevk almakta ve bu zevki izleyiciye başarıyla yansıtmakta. Fakat Last Night in Soho yalnızca türler arası geçiş konusunda etkili bir film değil. Aynı zamanda korku alt türlerine değinmekte de oldukça etkili.

Amerikan korku sinemasının slasher alt türü, İtalyan korku-gerilim sinemasının ise giallo alt türü film boyunca kendilerini hatırlatıyor. Anlatının sona kalan kadını ise moda okuluna gittiği Soho’da oldukça beklenmedik olaylar sonucunda izleyiciyi şaşırtacak konumlarda buluyor kendini. Gizemini sürekli korumayı başaran film, kız kardeşlik üzerinden feminist bir okumaya da açık diye düşünüyoruz. Bakalım siz ne düşüneceksiniz!

 Başka Bir Alternatif Yok: No Exit 2022

Listemizin sonunda korku, gerilim, gizem ve suç türlerini sevenlerin kaçırmaması gereken güncel bir film var. No Exit, başından sonuna dek gizemini koruyan bir hikâyeye sahip. Bu yönüyle son dönemde dikkat çeken yapımlar arasına girdi bile demek yanlış olmayacak. Kamera ile birlikte Darby’in peşine düşeriz ve anlatı geliştikçe gizemin ortağı haline gelmeye başlarız.

Sırların peşi sıra birbirini takip ettiği bir atmosferde Darby’in hayatta kalma mücadelesine de ortak oluruz. Anlatı boyunca Darby ile özdeşleşiyoruz. Kimi zaman ise onun özdeşleşme süreciyle. Bu anlamıyla yapım kadın karakter temsilinin ve sona kalan kadın temasının en yeni örneklerinden.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.