Öyle veya Böyle: Romantik Komedi Severler Buraya

372 kere okundu
16 dakikada okunabilir
Öyle veya Böyle

Öyle veya Böyle hakkında konuştuğum yazım sizlerle. 17 Ağustos 2022 tarihinde Netflix platformu üzerinden sinemaseverlere ulaşan film, romantik komedi kategorisinde. Yönetmenliğini Wanuri Kahiu’nun yaptığı ve Lili Reinhart, Danny Ramirez, David Corenswet’in başrollerini paylaştığı Öyle veya Böyle tam da aradığınız türden.

Yapım ile üniversite arkadaşı olan bir grup gencin hikâyesine dalıp gidiyoruz. Özellikle Natalie ve Gabe’in mezuniyet öncesinde yaşadığı özel anlar olayları başlatan itici güç. Birbirlerinden çok farklı hayaller kuran Natalie ve Gabe’in ikiye bölünmüş hayatlarına şahit oluyoruz.

Eminim ki hepimiz hayatımızda bir defa da olsa “öyle olmasa ne olurdu?” sorusunu sormuşuzdur. Başka bir evrende farklı kararlar veren hayatımız nasıl olurdu? Filmin senaristi April Prosser’de aklından geçirmiş olmalı ki Öyle veya Böyle‘nin senaryosuna ilham olmuş.

Baştan söyleyelim film, sizlere aşırı kahkahalarla gülmeyi ya da aşırı sakarlık içeren olaylarla karşılaşmayı vaat etmiyor. Bunun yerine 1 Saat 51 dakika boyunca hoş vakit geçirmenizi garanti ediyor. O zaman gelin hep birlikte Öyle veya Böyle‘nin derinliklerine inelim!

Yaşam Bir Seçimdir!

öyle veya böyle

İlk olarak yazının filmin sonuna dair sürprizbozan içerdiğini belirtmekle işe başlayalım.

Hayatımız hiç şüphesiz bilinçli ya da bilinçsiz  seçimlerimizden ibarettir. Bildiğiniz gibi, girdiğimiz yol ayrımları, vereceğimiz kararlar ve rastlantılar geleceği inşa ediyor. Fakat biz Öyle veya Böyle gibi hayatımızın iki versiyonunu da görememekteyiz.

Diğer bir yandan film, bize hayatın planların aksine aktığını da vurguluyor. Çünkü sürekli planlar yapan Natalie’nin aksine sadece anı yaşayan Gabe’in ortak bir kaderi paylaşması biraz ironi içeriyor doğrusu. Öyle ki o özel gece ile hayatı iki seçeneğe bölünen karakterlerin serüvenleriyle yüzleşiyoruz…

Ama itiraf edelim siz de izlediğiniz de ilk seçenekteki Natalie ve ailesi ile özdeşleşiyorsunuz. Hikâyenin kurgusal açıdan işleyişinde de ilk seçeneğe daha ağırlık verilmekte. Adeta izleyici belli bir noktaya çekiliyormuş gibi de diyebiliriz. Fakat her iki seçenekte de tüm kahramanlarımızın mutlu bir yola vardıklarını görünce seviniyoruz.

Daha detaylı bilgiler vermeye başlayalım. Film, tüm süreç boyunca iki versiyona bölünmüş bir hikâye üzerinden ilerliyor. Şöyle ki Natalie’nin bir versiyonu hayallerini yaşarken diğer versiyonu ise çocuk büyütmekle meşgul. Nasıl yani dediğinizi duyar gibiyiz. Biraz daha açalım.

O gece Natalie ve Gabe için tam da bir dönüm noktası oluyor. Çünkü hayatları iki parçaya ayrılıyor. Hamile olan ve hayallerinden vazgeçen Natalie’nin Gabe ile yolculuğu , birinci versiyonu. İkinci versiyonda ise Natalie ve Gabe hayallerini gerçekleştiriyor. Natalie animasyon şirketinde sevgilisi ile çalışmakta.

Gabe ise meşhur bir baterist olmuş ve başkasıyla evli. Seyirci olarak filmin iki ayrı kısmını da aynı anda yaşıyoruz. Öyle olsa ne olurdu? Böyle olsa ne olurdu? kısmı işte burada devreye giriyor. Bir yanda ailesinin evine yerleşip çocuk büyüten Natalie ve Gabe. Diğer yanda Los Angeles’te kendini geliştiren ve hayatının aşkını bulan Natalie.

Hayaller ve Hayatlar

Öyle veya Böyle

Film, bizlere iki farklı yol gösteriyor. Fakat bu ilk yol,  bir hayli çetin. Öyle ki ilk versiyonda  Natalie’nin planlarıyla hayatın planları savaşa giriyor ve kazanan taraf tabi ki de hayat oluyor. Natalie’yi bu kısımda Gabe’den hamile bir anne olarak seyrediyoruz. Haliyle gözyaşları ve hayal kırıkları ile geçen bir sürece dahil oluyoruz.

Böylece üniversite bitiminde Care ile Los Angeles’e yerleşme hayalleri suya düşüyor. En azından Natalie için durum böyle. Çünkü Care, bu hedefini gerçekleştiriyor. Fakat Natalie hamile olduğunu öğreniyor ve Gabe ile ailesinin evine dönüveriyor.

Tabii anne ve babasının tüm düzenleri de alt üst oluyor. Natalie ve Gabe’in durumu kabullenme süreci ise oldukça sancılı. Hedeflerinin askıya alınması ve başladığı noktaya geri dönmesi Natalie’yi bir hayli zorluyor. Ancak hikâye boyunca onun ve Gabe’in nasıl da muhteşem bir aile olduklarına şahit oluyoruz. Her ikisi de bir yandan çocuklarını büyütürken diğer taraftan da hayatlarını düzene sokmaya çalışıyor.

Natalie, gece gündüz kendini geliştirerek hayalini kurduğu konuma ulaşıyor. Gabe olan aşkını bir türlü kabullenemeyişi başına türlü sıkıntılar açsa da nihayetinde artık o da kalbinin sesini dinliyor. Sonuç olarak yine mutlu bir akış.

Gelelim ikinci yola. Bu yolda Natalie’nin planladığı hayata uyarak ilerlediğini görüyoruz. O ve reklamcılık okuyan arkadaşı Care, okuldan mezun oluyor ve arkadaşıyla hayali olan Los Angeles’e yerleşiyor. Ardından iyi bir animasyon şirketinde işe başlayıp hayatının aşkı ile karşılaşıyor. Buraya kadar her şey güzel. Peki ya sonra?

Her şey bir rüya gibi giderken bir süre sonra Natalie’nin iş ve aşk hayatında aksilikler yaşanıyor. Nihayetinde hem işinden hem de sevgilisinden ayrıldığını görüyoruz. Yani hayatı tepe taslak oluyor. Ancak zaman ilerledikçe Natalie’nin hikâyesindeki bu düğüm, yine kendiliğinden çözülüveriyor. Sonuç olarak kahramanımız, daha iyi bir pozisyonla işine geri dönüyor. Bununla da yeterli değil. Sevgilisi Jake ile de yeniden beraber oluyorlar. Natalie’nin ikinci versiyonu için de oldukça mutlu edici bir tablo.

Kaliteli Oyunculuklar

Öyle veya Böyle

Gelelim, film hakkında teknik mevzulara. Öncelikle Öyle veya Böyle filminin Kenya’lı  kadın yönetmen Wanuri Kahiu tarafından çekildiğini aktaralım. Gayet başarılı bir yönetmenlik deneyimi olduğunu da ilave edebiliriz. Yazımızın ilk başında da değindiğimiz gibi senaryo ise April Prosser’e ait. Görüntü yönetmenliğini ise Alan Caudillo’nun yaptığı filmin oyuncu kadrosunda; Lili Reinhart, Danny Ramirez, David Corenswet, Aisha Dee, Luke Wilson, Andrea Savage, Nia Long yer alıyor. Açıkçası performansları genel olarak ele alacak olursak başarılı bir seviyede olduklarını söyleyebiliriz.

Öyle veya Böyle‘yi İzlediğinizde siz de hak vereceksiniz Lili Reinhart’tan başkası Natalie karakterini canlandıramazmış gibi geliyor. Lili, oldukça yerinde ve dozunda bir oyun sergileyerek duygusal ikilemlerini ekrana yansıtıyor.

Üstelik tüm karakterlerin iki ayrı hikâye yaşaması, oyunculuk açısından da zor olmalı. Öyle ki aynı karakter bir yandan anne olup hayallerinden vazgeçen bir kadını oynarken diğer yandan hayallerini gerçekleştiren bir kadına can vermekte. Doğrusu birbirine zıt bu iki hayatı tek bir filmde oynamak etkileyici olmalı. Lili Reinhart’ta Natalie karakteriyle bu durumun üstesinden geliyor.

Evet, şimdi sırada Gabe ve Jake var. Bu karakterleri Gabe rolüyle  Danny Ramirez, Jake  rolüyle de David Corenswet canlandırıyor. Bu iki aktörün oyunculukları da gayet yerinde. Fakat Danny Ramirez’e ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Danny, Gabe’in baba olma şokunu ve geçirdiği duygusal evreleri gayet başarılı şekilde aktarıyor.

Natalie’ye karşı sakin ve masum duruşunun yanı sıra harika baba rolünü de yansıtıyor. Jake’i oynayan David Corenswet ise filmin oldukça az bir kısmında görmekteyiz. Buna rağmen eğleneli bir rol üstleniyor ve başarı sağlıyor. Son olarak Natalie’nin tatlı ve bir o kadar da hırçın annesini oynayan Andrea Savage, Tina karakteriyle tebessüm ettirmekte. Yıllardır kızlarının evde olmayışı ile kendilerine ait özgür bir dünya kuran Natalie’nin ailesi, bu ani dönüşle şoka uğruyor. Tüm düzenlerini kızlarına ve torunlarına göre ayarlamak zorunda kalıyorlar.

Güzel Vakit Geçirmek İsteyenlere

Bir başka noktaya da parmak basalım.  İlk başlarda anne Natali’ye üzülsek de ne kadar güçlü ve başarılı olduğunu bizlere zaman gösteriyor. Diğer Natalie ise oldukça başarılı ilerliyor. Ancak hepsi bir yere kadar. Senaryo öyle bir kurgulanmış ki anne Natalie ağır adımlarla iş ve aşk hayatını yükselişe geçiriyor. Aynı zaman diliminde diğer Natalie ise işinden ve aşkından uzaklaşmış düşüşe geçmekte. Böylece hikâyenin zikzaklar çizerek ilerlediğini görmekteyiz.

Film hakkında teknik detaylar da mevcut. ABD yapımı olan filmin Teksas’da çekildiği gelen bilgiler arasında. Film, adeta klasik Amerikan Sineması örneği. Zaten Öyle veya Böyle‘nin afişini gördüğünüz o ilk anda da kolayca anlaşılıyor. Öyle ki geleneksel sinemanın tüm yapı taşları mevcut. Tuhaf rastlantılar, mücadeleler, çatışmalar ve sonuçta bir başarı. Kısaca klasik anlatı türüne uygun kurgusal ilerleyiş söz konusu.

Filmin temel vurgusu ise “insanın mı bir planı olmalı, yoksa hayatın mı?” Tüm hikâye bu iki nokta üzerine inşa ediliyor. Çünkü yaşantısına şahit olduğumuz ve başrolde yer alan Natalie, animasyon-film alanında kariyer hedefliyor. Aynı zamanda da planlı bir hayat yaşama derdinde. Öyle ki beş yıl içinde neler yapacağı, nerelere gideceği, kariyer planlaması gibi her şeyin bilgisine hakim. Ancak siz de bilirsiniz ki bazen evdeki hesap çarşıya uymaz.

Çoğu zaman bir hedef için çıktığımız yollar, bizi bambaşka diyarlara götürür. Bir bakmışız ki başlangıç noktası ve bitiş çizgisi arasında dağlar kadar fark var. Esasen film de bize bunu vurgulamakta. Kahramanımızın iki dünyasını da gözler önüne sererek bu duyguyu resmetmekte.

Son olarak başta da değindiğimiz gibi önden uyarı yapmakta fayda var. Öyle veya Böyle‘de kahkahalarla geçen bir serüven beklemeyin derim. Ama hoş vakit geçirmek garanti. Ne diyelim! Her zaman olduğu gibi yine son söz sizlerin. İyi seyirler.

 

Kübra Aktürk

1994 yılında Ordu'da doğdum. Üniversiteye kadar olan eğitimimi, Ünye'de tamamladıktan sonra 2012 yılında Ankara Üniversitesi Sinema Radyo Televizyon bölümünü kazandım. Öğrenim hayatım boyunca çeşitli eğitimler ve etkinlikler yoluyla kendimi geliştirmeye çalıştım. Gönüllü olarak "Beni Affet" dizisinde sanat asistanı olarak yer aldım. 2017 senesinde bölümümü bitirdikten sonra Tarih bölümünü de okuyarak eğitim sürecimi tamamladım. Radyo sunuculuğu, içerik yazarlığı gibi birçok çalışmalarda bulundum. Şu anda da dizi-film projelerinde reji asistanlığı yapmakta ve sinema üzerine içerikler yazmaktayım

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.