Kitap Önerisi: Böyle Küçük Şeyler

231 kere okundu
6 dakikada okunabilir
BöyleKüçükŞeyler

Kitap önerisi köşemizde bu hafta İrlanda edebiyatını ziyaret edeceğiz. Claire Keegan’ın Türkçeye kazandırılan 3. kitabı olan Böyle Küçük Şeyler.

Kitap “Mutlu azınlığa!” mottosuyla pek bir sevdiğimiz Jaguar Kitap tarafından yayınlandı. Çeviri Umay Öze’ye ait. Toplamda 86 sayfalık minicik bir novella. Ancak sayfa sayısı sizi yanıltmasın. Keegan’ın cümleleri de, anlattığı konu da oldukça yoğun ve doyurucu.

Kitabımızın içeriğine yakından bakmadan önce isterseniz yazarımızı kısaca tanıyalım.

Claire Keegan ve İrlanda Edebiyatı

Claire Keegan, yazdığı öykülerle bolca ödül kazanmış İrlandalı bir yazar. Kendisi 1999 yılında yazdığı ilk öykü kitabı Antarctica ile dikkatleri üzerine çekti. Ülkesinde bolca ödüllendirildikten sonra Los Angeles Times’ın “2001’in En İyi Kitapları” arasında yer aldı. İkisi öykü ikisi novella olmak üzere edebiyata toplam dört eser kazandıran Keegan’ın eserleri 20 dile çevrildi.

Eserlerinin tamamı çeşitli ödüllere layık görüldü. Hatta 2010 yılında kaleme aldığı Foster isimli eser sinemaya uyarlandı. Kitabı yine Jaguar Kitap’tan Emanet Çocuk ismiyle okuyabilirsiniz.

Benim bugün bahsedeceğim Böyle Küçük Şeyler ise 2022 yılı Booker ödülleri kısa listede yer alıyor. Ayrıca 2022 Orwell Siyasi Kurgu Ödülü’nü kazandı. E haliyle böyle bir eser elbette ki kitap önerisi olarak bahsedilmeyi hak ediyor.

Böyle Küçük Şeyler

Yıl 1985. İrlanda arka planda ancak hangi şehrindeyiz bilemiyoruz. İrlandalılar çetin bir kışa hazırlanıyor. Kahramanımız Bill Furlong bir odun ve kömür tüccarı. Beş kız babası olan Furlong ailesinin ihtiyaçlarını borç harç yapmadan karşılayabilen, bunun için çok çalışan bir aile babası.

Ancak her ne kadar mutlu bir aileye ve kendilerine yetecek kadar gelire sahip olsa da Furlong, içten içe hep bazı konuları kendine dert ediyor.

Eşinin ve dostlarının uyarılarına rağmen onlar için ufak tefek görmezden gelinmesi gereken konular Furlong’un içine sıkıntı olabiliyor. Bunda belki de en büyük etkenlerden biri babasız büyümesi yatmakta kim bilir. Bazı şeyleri kafasında tam oturtamıyor.

Mesela bir sabah manastıra siparişini götürdüğünde kömürlüğe kapatılmış kızı, neden orda olduğunu, orada yaşayan diğer genç kızların hallerini bir türlü vicdanen doğru bulamıyor.

Şehir manastırın çamaşırhane hizmeti verdiğini biliyor ancak nedenini, nasılını pek kurcalamıyor. Furlong’un da kızlarının geleceği için çok da bu olayı düşünmemesi telkin ediliyor. Furlong bu nasihatleri dinler mi, dinlemezse neler yapabilir ki? Bu soruların cevapları için sizleri kitaba davet ediyorum. E boşuna kitap önerisi değil bu yazımız.

Magdalen Çamaşırhaneleri

Kitap önerisi

Kitap küçük ancak derdi büyük. Keegan’ın eserini İrlanda’nın anne-bebek bakımevleriyle Magdalen çamaşırhanelerinde acı çekmiş kadınlara ve çocuklara adadığını belirtmekte fayda var.

Kitabın sonunda da Magdalen çamaşırhaneleri hakkında kısa bir metin mevcut. “Nedir bu çamaşırhane mevzusu?” diyebilirsiniz. İrlanda’da Katolik kilisesi tarafından işletilen ve devlet tarafından finanse edilen bu yapılarda toplum ve aileleri tarafından dışlanan, evlilik dışı hamile kalan kadın ve kız çocukları çalıştırılmaktaydı.

Bu kurumlarda kaç kız çocuğunun, kaç kadının alıkonulduğu, tutsak edilip çalışmaya zorlandığı bilinmiyor. Tüm kayıtlar imha edilmiş. Ancak bu kurumlarda binlerce bebeğin öldüğü ve binlercesinin de evlatlık olarak verildiği tahmin ediliyor. İrlanda’nın son Magdalen çamaşırhanesi ise 1996 yılında kapatılmış. Mevzu aslında çok da mazide değil.

Böyle Küçük Şeyler çok kısa bir novella ama derdini tüm sakinliğiyle okuyucuya çok derinden anlatmayı başarıyor. Bu sayede de bir ülkenin üzerini kapatıp kimsenin konuşmasını istemediği böyle utanç verici bir durum dünyada yankı bulabiliyor.

Olur da bu tavsiye dikkatinizi çeker ve okumaya karar verirseniz yorumlarda benimle paylaşmayı da unutmayın. Şimdiden keyifli okumalar.

Duygu Demir

Halkla İlişkiler mezunu bir Grafikerim. Kurumsaldan ayrılmam ile yeni bir alanda kariyer planlaması yaptım ve "anne" oldum. Şuan 3 yaşındaki oğlum ile gündüzleri varoluşsal sancılardan kuleler yaparken, geceleri Kazan için yazıp, çizip, düşünüyorum.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.