divinando et amara tangerines I-II

I- sigara küllerinin siyah çantamda bıraktığı izleryenilgi ve yanılgı, mandalina kabuğundan daha acı. niçin? şimdi ahşaptan bir masanın etrafında oturarak canımızın kahve isteyip istemediğini soruyoruz birbirimize. mesele kahve değil. mesele hiç kahve olmadı. zaten berbat bir kahveydi, bir de zam gelmişti üstüne

mare animae meae I-II

I- hakkında konuşamayıp içimizin denizine attıklarımızhakkında konuşamayıp içimizin denizine attıklarımız. boğulacaklar mı onlar? düşünceler yüzme bilmez, düşünceler zaten balıklardır birer birer. için denizse balık olurlar, için ormansa aslan, için gökse kuş, için dünyaysa zaman. boğulmazlar, av olmazlar, yere düşmezler, durdurulmazlar. bugün bir

Döngüyü Beklerken

nedendir anlamlar birer birer konuyor göğsüme gitmek istediğim yolları belediye yeni yapıyor şimdiden yürümek istesem kasım ayının kavurucu sıcağında ayaklarım asfalta yapışıyor betona giriyor ayak bileklerim tutuyorum kendimi kollarımdan tutuyorum beklerken döngüyü düşeceğimden değil mahvedeceğimden büyüyü ah senin yüreğinin aynalı mağrur sancısı

Misafirliğin En Makbul Olmayanı

tuzlu rüzgârın başka bir şehirden alıp getirdiği kahverengi sarmallar vardı yeşil vadiler mavi sular yelkenliler global hevesler ile kaktüs dikenleri vardı durmadan çarmıh gibi göğsüne gerildiğim uzunca beden temas etmeden ne anlardım korkudan ve ne anlardım korkusuzluktan nereye giderdi senin büyük adımların

Melek Mosso: Çok Işık Var!

KazanKadın'da bu hafta hem şarkıları hem de feminist duruşuyla övgüleri hak eden bir isim var; Melek Mosso! Gelin kendisini hep beraber yakından tanıyalım...

Gülşen: Kavga, Sevda, Nirvana!

Gülşen hakkında konuşuyoruz bu kez… Bugün bu satırlarda, son zamanlarda adını normalden çok daha sık duyduğumuz -malumunuz- kadın sanatçımız Gülşen bizimle olacak. Gülşen’i gerçekten tanıyor muyuz? Onun kim olduğunu biliyor muyuz? Elbette ki tanımak, sağlıklı yorum yapabilmenin de ön koşulu değil midir?